İngiltere’de İşçi Partisi İçten Çatırdıyor
Londra siyaseti bugün güne kelimenin tam anlamıyla bir ‘saray darbesi’ söylentisiyle uyandı. İngiltere Sağlık Bakanı Wes Streeting, koltuğunu masada bırakıp Başbakan Keir Starmer’ın yüzüne kapıyı çarparak çıktı. Üstelik giderken sadece kendi istifasını sunmadı, Başbakan Starmer’ın da pılısını pırtısını toplayıp gitmesi gerektiğini açık açık ilan etti. Bu durum, sadece bir bakan değişimi değil, İngiliz ekonomisini ve yönetimini derinden sarsacak bir yönetim krizinin fitilini ateşledi.
Siyasetin bu kadar karışık olduğu bir dönemde, olan yine sokaktaki vatandaşa oluyor. Streeting, Starmer’a gönderdiği zehir zemberek mektupta, mevcut yönetimin artık ülkeyi bir seçime taşıma kapasitesinin kalmadığını iddia ediyor. Sokaktaki İngiliz vatandaşı yüksek enerji maliyetleri ve sağlık sistemindeki aksaklıklarla boğuşurken, hükümetin tepesindeki bu koltuk kavgası, piyasalarda belirsizliğe ve güven kaybına yol açıyor.
Bakan Streeting’den Zehir Zemberek Mektup
Wes Streeting’in istifası, İşçi Partisi içindeki sağ kanadın Starmer’a karşı bayrak açtığının en net kanıtı. Streeting, Starmer’ı ‘vizyonsuzlukla’ suçlarken, partinin yeni bir liderlik yarışına girmesinin elzem olduğunu savunuyor. Mektuptaki ifadeler ise oldukça sert: ‘Artık açıkça belli ki İşçi Partisi’ni bir sonraki genel seçimlere götüremeyeceksiniz.’ Bu sözler, Başbakan’ın kendi partisi üzerindeki otoritesinin ne kadar zayıfladığını gösteriyor.
İstifa dalgası sadece Streeting ile sınırlı kalsa belki fırtına dinirdi. Ancak Başbakan Starmer’a en yakın isimlerden Jess Phillips, Zubir Ahmed ve Alex Davies-Jones da peş peşe istifalarını verdi. Bu isimler, Starmer’ın muhalif seslere karşı takındığı sert tutumun partiyi birleştirmek yerine daha da parçaladığını savunuyor. Hükümetin merkezi boşalırken, İngiltere’nin geleceğine dair belirsizlik katlanarak artıyor.
Ekonomik Fatura ve Vatandaşın Çilesi
Siyasetçiler koltuk derdindeyken, İngiliz halkı kış yakıt ödeneği kesintileri ve göç politikalarındaki çıkmazlarla boğuşuyor. Streeting, istifa mektubunda bu noktaya da değinerek, hükümetin yönünü kaybettiğini ve bir sürüklenme içinde olduğunu vurguladı. Vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren bu ekonomik kararlar, siyasi istikrarsızlıkla birleşince yatırımcıların da ülkeden uzaklaşmasına neden oluyor.
Son yerel seçim sonuçları aslında bu fırtınanın habercisiydi. Seçmen, İşçi Partisi’nden umudunu kesmeye başladığını sandıkta göstermişti. Şimdi ise parti içindeki ‘akil’ isimler, gemi tamamen batmadan kaptanı değiştirmek için harekete geçmiş durumda. Londra koridorlarında konuşulan tek bir şey var: Starmer bu baskıya ne kadar dayanabilecek? Eğer liderlik yarışı resmen başlarsa, İngiltere’yi çok daha çalkantılı günler bekliyor demektir.






