MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9745 ▲ %0,02
EURO 53,6043 ▲ %0,45
ALTIN 6.604,68 ▲ %0,77

Kudüs’te Tansiyon Zirvede: Mescid-i Aksa’da Kirli Oyun

Tehlikeli Tırmanış: Mescid-i Aksa’da Bakan Baskını

Orta Doğu’da barut fıçısının fitili bir kez daha ateşleniyor. Doğu Kudüs’ün işgal yıl dönümü öncesinde, İsrail hükümetinin en tartışmalı kanadından gelen hamle bardağı taşırdı. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in liderliğindeki Yahudi Gücü Partisi’ne mensup Necef ve Celile Kalkınma Bakanı Yitzhak Wasserlauf, beraberindeki radikal yerleşimci gruplarla birlikte Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi. Wasserlauf, her yıl olduğu gibi ‘Kudüs Günü’ adı altında kutsal mekanda provokatif bir gövde gösterisine imza attı.

50 Bin Kişilik ‘Bayrak Yürüyüşü’ Alarmı

Bu baskın, buz dağının sadece görünen yüzü. Bölgedeki asıl büyük tehlikeyi ise önümüzdeki saatlerde yapılması planlanan ‘Bayrak Yürüyüşü’ oluşturuyor. İsrail basınından sızan bilgilere göre, yaklaşık 50 bin fanatik yerleşimci, Filistinlilerin yaşadığı mahallelerin tam kalbinden geçerek ırkçı sloganlarla bir yürüyüş gerçekleştirecek. Bölgedeki yerel kaynaklar, bu durumun sadece bir anma etkinliği değil, doğrudan bir çatışma zemini hazırlığı olduğunu ifade ediyor. İsrail polisinin 2003 yılından bu yana tek taraflı olarak sürdürdüğü ‘açık kapı’ politikası, bu tür provokasyonların hukuki kılıfı haline getirilmiş durumda.

Dışişleri’nden Sert Tepki: Hukuki Kimlik İhlal Ediliyor

Ankara, Kudüs’te yükselen bu ateşe karşı sessiz kalmadı. Dışişleri Bakanlığı, Wasserlauf’un eylemini en sert şekilde kınayarak uluslararası toplumu acil göreve çağırdı. Yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki kimliğinin ayaklar altına alındığı vurgulandı. Türkiye, bu tür provokasyonların bölgedeki kırılgan barış umutlarını tamamen yok edebileceği ve istikrarsızlığı derinleştireceği konusunda net bir uyarıda bulundu. Filistin halkının meşru haklarının korunması için küresel aktörlerin İsrail’in fütursuz adımlarına karşı somut bir duruş sergilemesi gerektiği belirtildi.

Ben-Gvir Dönemi ve Sistematik Yahudileştirme

Mescid-i Aksa’ya yönelik bu saldırılar münferit olaylar olmaktan çıktı. Özellikle 2022 yılı sonunda Itamar Ben-Gvir’in göreve gelmesiyle birlikte, Kudüs’ün İslami kimliğini silme çabaları devlet eliyle yürütülen bir politika haline dönüştü. İslami Vakıflar İdaresi’nin tüm uyarılarına kulak tıkayan İsrail makamları, radikal grupların kutsal mekandaki varlığını her geçen gün daha da genişletiyor. Vatandaşlar ve uzmanlar, bu adımların Mescid-i Aksa’nın statüsünü kalıcı olarak değiştirmeyi amaçladığı konusunda hemfikir. Kudüs’te yarın sabahın nasıl doğacağı, uluslararası toplumun bu baskınlara vereceği karşılığa bağlı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir