ABD’li finansçı Jeffrey Epstein, 6 Temmuz 2019 tarihinde Paris’ten New Jersey’deki Teterboro Havalimanı’na indiği sırada FBI ajanları tarafından cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla gözaltına alındı. New York’taki Metropolitan Correctional Center’a sevk edilen Epstein, yargılama süreci devam ederken 10 Ağustos sabahı hücresinde ölü bulundu. Olay, hem ABD adalet sistemi içindeki güvenlik zafiyetlerini hem de uluslararası alanda yankı uyandıran ihmaller zincirini gündeme taşıdı.
Tutuklama ve Cezaevi Süreci
Gözaltına alındığı sırada reşit olmayan kız çocuklarına yönelik suçlamalarla karşı karşıya olan Jeffrey Epstein, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Manhattan’daki federal cezaevine gönderildi. 45 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Epstein’in, cezaevine girdiği ilk andan itibaren psikolojik durumunun stabil olmadığı personelin resmi kayıtlarına geçti. Güvenlik gerekçesiyle özel bir birime alınan Epstein’in yanına, dört cinayetle suçlanan eski polis Nicholas Tartaglione hücre arkadaşı olarak yerleştirildi.
Güvenlik Zafiyetleri ve İhmaller Zinciri
18 Temmuz’da kefalet talebinin reddedilmesiyle Epstein’in ruhsal durumunun giderek kötüleştiği ve 23 Temmuz’da hücresinde bir baygınlık vakası yaşandığı bildirildi. Bu olayın ardından psikoloji birimi, Epstein’in kesinlikle yalnız bırakılmaması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Ancak 9 Ağustos’ta hücre arkadaşının başka bir tesise nakledilmesinin ardından Epstein’in hücresine yeni bir mahkûm yerleştirilmedi. Aynı gece görevli gardiyanların rutin kontrolleri yapmadığı ve güvenlik kameralarının kritik noktalarda kayıt almadığı tespit edildi.
Otopsi Raporu ve Tartışmalı İddialar
10 Ağustos sabahı hücresinde hareketsiz bulunan Jeffrey Epstein’in hastanede hayatını kaybettiği açıklandı. New York Adli Tıp Kurumu, ölüm nedenini asılma yoluyla intihar olarak tescil etti. Buna karşılık, ailenin görevlendirdiği patolog Michael Baden, boyundaki kemik kırıklarının dışarıdan bir müdahaleyle boğulma ihtimalini güçlendirdiğini öne sürdü. FBI ve Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmalar, ölümde dışarıdan bir müdahale olduğuna dair somut bir delil bulamazken, olayın federal cezaevlerindeki kurumsal çöküş ve personel ihmalleri nedeniyle gerçekleştiği sonucuna vardı.
Kaynak: Hürriyet





