MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9830 ▲ %0,02
EURO 53,4862 ▲ %0,23
ALTIN 6.594,70 ▲ %0,62

İsrail’de gizli fişleme skandalı: Ajanlar devrede

Sızdırılan Rapor Gerçeği Ortaya Çıkardı

Eğitim koridorlarında gizli servis gölgesi belirdi. İsrail’de patlak veren son dakika skandalı, eğitim sisteminin nasıl bir gözetim mekanizmasına dönüştüğünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Haaretz gazetesinin ele geçirdiği gizli belgelerle deşifre olan birim, hükümete muhalif sesleri tek tek hedef alıyor. Hod Haşaron kentinde rehber öğretmenlik yapan Yaron Avni hakkında hazırlanan 14 sayfalık dosya, bu takibin boyutunu kanıtladı. Avni’nin yıllar önce katıldığı protestolar, sosyal medyadaki yargı reformu karşıtı paylaşımları ve yasal hakkı olan grev çağrıları en ince ayrıntısına kadar dosyalanmış durumda.

Birimin Başında Eski İstihbaratçı Var

Skandalın merkezindeki isimler oldukça dikkat çekici. Gizli faaliyet yürüten ‘Kışkırtma Vakalarını Ele Alma Danışma Komitesi’ adlı yapının başında, eski Şin-Bet (İç Güvenlik Teşkilatı) ajanı Lior Tuvia bulunuyor. Eğitim Bakanlığı bünyesinde kurulan bu gölge yapının, Bakan Yoav Kisch’in doğrudan talimatları ve Özel Kalem Müdürü Asif Kazula’nın koordinasyonuyla çalıştığı iddia ediliyor. Bakanlık koridorlarından sızan bilgilere göre, hükümete muhalif öğretmenlerin peşine düşmek bakanlık yönetiminde adeta bir saplantıya dönüşmüş durumda.

Hedefte Filistinli ve Sol Görüşlü Eğitimciler Var

Fişleme operasyonunun hedef tahtasında kimlerin yer aldığı da netleşti. Bugüne kadar yaklaşık 160 eğitimci hakkında gizli rapor hazırlandı. Kara listenin ezici çoğunluğunu İsrail vatandaşı Filistinli öğretmenler oluşturuyor. Dosyaların geri kalan kısmında ise sol görüşlü Yahudi eğitimciler yer alıyor. Sürecin en çok tepki çeken yanı ise çifte standart uygulanması. Aşırı sağcı öğretmenlerin sosyal medyadaki ırkçı ve nefret dolu söylemlerine, şiddet çağrılarına hiçbir şekilde müdahale edilmezken, muhalif öğretmenler en ufak eleştiride kıskaca alınıyor.

Susturma Yasası ve Yargı Mücadelesi

Baskı rejimini yasal zemine oturtma çabaları da hız kazandı. Yeni yürürlüğe giren düzenleme, Eğitim Bakanlığına doğrudan ‘terör odağı’ tespiti yapma ve öğretmenleri jet hızıyla işten çıkarma yetkisi veriyor. Ayrıca muhalif seslerin yükseldiği okulların bütçelerini kesme tehdidi de bir silah olarak kullanılıyor. İnsan hakları örgütü Adalah ve hedefteki öğretmenler, bu antidemokratik uygulamaya karşı Yüksek Mahkeme’ye başvurdu. Bakanlık her ne kadar ‘güvenlik’ bahanesinin arkasına sığınsa da sızan belgeler, asıl amacın okullarda tam bir korku imparatorluğu kurmak olduğunu gösteriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir