MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9795 ▲ %0,02
EURO 53,5436 ▲ %0,30
ALTIN 6.626,49 ▲ %1,10

İran’dan Kritik Hamle: Uranyumda Geri Adım Sinyali

Tahran ile Washington arasındaki nükleer gerilimde yeni bir diplomatik perde aralanıyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht-Revançi, İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye verdiği mülakatta, ABD’nin yaptırımları kaldırması durumunda nükleer programda somut tavizler vermeye hazır olduklarını duyurdu. Bu açıklama, özellikle Donald Trump yönetiminin ayak seslerinin duyulduğu ve bölgedeki askeri hareketliliğin arttığı bir dönemde stratejik bir manevra olarak değerlendiriliyor.

Nükleer Dosyada ‘Top Amerika’nın Sahasında’

İran’ın masadaki en büyük kozu olan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi teklifi, diplomatik çevrelerde ciddi bir yankı uyandırdı. Bu seviyedeki uranyum, nükleer silah üretimi için gereken teknik eşik değerine oldukça yakın kabul ediliyor. Revançi, bu adımın Tahran’ın uzlaşma konusundaki samimiyetini kanıtladığını savunurken, çözümün anahtarının artık Washington’da olduğunu vurguladı. Umman üzerinden yürütülen dolaylı temasların olumlu seyrettiğini belirten Revançi, Cenevre’deki ikinci tur görüşmeler öncesinde ABD’nin yaptırımlar konusunda net bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle Donald Trump’ın yakın çevresinden Jared Kushner’in sürece dahil olması, Tahran tarafından Beyaz Saray’ın meseleye olan ilgisinin arttığı şeklinde okunuyor. Geçmişteki ‘sıfır zenginleştirme’ politikasının artık geçerliliğini yitirdiğini savunan İran yönetimi, nükleer programın barışçıl amaçlarla sürdürüldüğü iddiasını yineleyerek ekonomik darboğazdan çıkışın yolunu arıyor. Diplomatik kaynaklar, İran’ın bu hamlesini yaptırımların gölgesinde nefes alma çabası olarak nitelendiriyor.

Savunma Programı ve Bölgesel Güvenlik Kırmızı Çizgi

Diplomatik esnekliğe rağmen İran’ın taviz vermediği en kritik nokta balistik füze programı olmaya devam ediyor. Revançi, savunma kapasitelerinin nükleer müzakerelerin bir parçası olmayacağını ve bu konuda herhangi bir pazarlık yapılmayacağını kesin bir dille belirtti. İsrail ve ABD’nin füze programına yönelik kısıtlama taleplerini net bir şekilde reddeden Tahran, bu askeri yetkinliği ulusal egemenliğin ve caydırıcılığın bir garantisi olarak görüyor.

Bölgedeki ABD askeri yığınağı ve olası bir ‘rejim değişikliği’ senaryolarına da değinen Bakan Yardımcısı, askeri bir müdahalenin tüm Orta Doğu’yu kontrol edilemez bir kaosa sürükleyeceği uyarısında bulundu. Herhangi bir saldırının ‘varoluşsal tehdit’ olarak algılanacağını belirten Revançi, böyle bir durumda bölgedeki ABD üslerinin meşru hedef haline geleceğini hatırlattı. Bölge ülkelerinin çoğunun bir savaşın önlenmesi noktasında ortak bir iradeye sahip olduğunu söyleyen Revançi, diplomasinin tek makul seçenek olduğunu vurgulayarak uluslararası kamuoyuna itidal çağrısında bulundu. Gelecek hafta Cenevre’de yapılacak görüşmelerin, bölgenin kaderini belirlemesi bekleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir