MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Irak Çölünde İsrail İmzası: Gizli Üs İfşa Oldu!

Sınırların Kağıt Üzerinde Kaldığı Kirli Bir Oyun

Egemenlik kavramı Orta Doğu’da artık sadece bir yanılsamadan ibaret; İsrail’in Irak’ın göbeğinde, çölün derinliklerinde gizli bir askeri üs kurması bunun en somut kanıtı. Wall Street Journal tarafından patlatılan bu iddia, bölgedeki güvenlik mimarisinin ne kadar kırılgan olduğunu ve istihbarat savaşlarının sahada nasıl kanlı bir gerçeğe dönüştüğünü yüzümüze çarpıyor. İsrail, kendi sınırlarından yüzlerce kilometre ötede, başka bir devletin toprağını kendi operasyonel bahçesine çevirmiş durumda. Bu sadece bir haber değil; bölgesel dengelerin artık geri dönülemez bir şekilde değiştiğinin ilanıdır.

Sıradan Bir Çoban ve Deşifre Olan Devlet Sırrı

Milyarlarca dolarlık uydu teknolojileri, ileri düzey kripto iletişim ağları ve görünmez uçaklar; hepsi bölgedeki bir çobanın dikkatiyle yerle bir oldu. Mart ayında Irak’ın batı çöllerinde olağandışı bir hareketlilik fark eden yerel bir çoban, bölgedeki helikopter trafiğini ve askeri intikalleri yetkililere bildirdi. Irak ordusu bölgeyi incelemeye gittiğinde ise İsrail’in bu hayalet üssünü korumak adına ne kadar ileri gidebileceği anlaşıldı. Irak askerleri, kendi topraklarında, koordinasyonsuz bir hava saldırısının hedefi oldu. Bu saldırı sonucunda bir Irak askeri hayatını kaybederken, iki asker yaralandı. İsrail, sırrını saklamak için egemen bir devletin ordusunu doğrudan vurmaktan çekinmedi.

Tahran’a Atılan Lojistik Hançer

Peki, İsrail neden Irak çölünün ortasında böyle bir riske girdi? Cevap net: İran operasyonlarını sürdürülebilir kılmak. Tahran’ı vurmaya giden savaş uçakları için bu üs, hem bir ileri lojistik merkez hem de olası bir düşürülme durumunda pilotları kurtaracak özel kuvvetlerin (SAR ekipleri) ana karargahı olarak planlandı. Yakıt ikmali, mühimmat desteği ve acil müdahale birimleri için Irak’ın batısı, coğrafi bir zorunluluk olarak görüldü. İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar’ın “hayal gücünü aşan görevler” olarak tanımladığı operasyonların kalbinin aslında Bağdat yönetiminden gizli, çölün ortasında attığı artık bir sır değil.

ABD’nin Sessiz Onayı ve Bağdat’ın Çaresizliği

Bu operasyonun ABD’nin bilgisi dışında gerçekleşmesi askeri mantığa aykırı. Irak hava sahasını kontrol eden bir gücün onayı olmadan, çöle Humvee’ler ve helikopterler indirmek imkansızdır. Bağdat yönetimi Birleşmiş Milletler’e şikayette bulunarak topu ABD’ye atmaya çalışsa da, sahadaki gerçekler Washington’ın bu gizli üsten en az Tel Aviv kadar haberdar olduğunu gösteriyor. 1991 ve 2003 yıllarında Saddam Hüseyin’e karşı kullanılan stratejik model, bugün İsrail tarafından İran’a karşı devreye alınmış durumda. Irak hükümeti ise kendi topraklarındaki bu işgali yalanlayamıyor, sadece sessiz kalarak krizin büyümesini izliyor.

Jeopolitik Depremin Artçı Şokları

İsrail’in bu hamlesi, Orta Doğu’daki savaşın artık sadece hava saldırılarından ibaret olmadığını, “derin saha hakimiyeti” dönemine geçildiğini gösteriyor. Eğer bir devlet, başka bir devletin toprağında gizlice üs kurup orada kendi ordusunu bombalayabiliyorsa, bölgede uluslararası hukuktan söz etmek sadece bir zaman kaybıdır. Uzmanlar, bu tür geçici operasyon noktalarının mobil olduğunu ve harekatın yönüne göre sürekli yer değiştirdiğini vurguluyor. Yani bugün deşifre olan üs, muhtemelen çoktan başka bir koordinata taşındı. Irak çöllerinde yaşanan bu sessiz savaş, çok yakında bölgesel bir yangının en büyük kıvılcımı olmaya aday.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir