MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0853 ▲ %0,10
EURO 53,1618 ▼ %0,81
ALTIN 6.397,10 ▼ %3,41

Hürmüz’de Geri Sayım: Savaşın Eşiğindeki Son 24 Saat

Diplomasi ve Barut Kokusu Arasında İslamabad Hattı

Dünyanın nefesini tutup izlediği Hürmüz Boğazı’nda ilan edilen iki haftalık ateşkesin sonuna gelindi. Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki gerilim, yarın dolacak olan sürenin arifesinde hiç olmadığı kadar tırmanmış durumda. ABD Başkanı Donald Trump’ın Pakistan’ın başkenti İslamabad’ı işaret ederek sunduğu müzakere masası, Tahran’dan gelen sert reddedişle sarsılıyor. İran Dışişleri Bakanlığı’nın “Gitmiyoruz” çıkışı, bölgede diplomatik kanalların tıkandığına dair en somut işaret olarak değerlendiriliyor.

Ancak Trump cephesi, sahadaki gerçeklikle taban tabana zıt bir iyimserlik sergilemeye devam ediyor. Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar, adeta bir psikolojik harp stratejisi gibi kurgulanmış durumda. Trump’ın “anlaşma imzalayabiliriz” söylemi, aslında Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı ve uluslararası kamuoyuna “biz elimizi uzattık” mesajı vermeyi hedefliyor. Fakat sahadan gelen veriler, diplomatik çantalardan ziyade mühimmat sandıklarının hazırlandığını fısıldıyor.

Touska Operasyonu: Müzakere Masasında Silah Sesleri

Krizin fitilini ateşleyen en kritik olay, Umman Denizi’nde İran’a ait Touska isimli konteyner gemisine düzenlenen operasyon oldu. ABD donanmasının MK-45 deniz toplarıyla müdahale ederek gemiye asker indirmesi, basit bir denetimden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu hamle, Washington’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki mutlak hakimiyetini tescilleme çabasıdır. İran’ın bu duruma “deniz haydutluğu” diyerek tepki göstermesi ve misilleme kartını saklı tutması, yarın sona erecek olan ateşkesin uzatılma ihtimalini neredeyse sıfıra indiriyor.

Stratejik açıdan bakıldığında, ABD’nin bu baskını müzakerelerden hemen önce gerçekleştirmesi, masada üstünlük kurma isteğinin bir tezahürüdür. Ancak Pers diplomasisinin tarihsel derinliği, bu tür baskılara genellikle asimetrik yanıtlarla karşılık verir. Devrim Muhafızları’nın misillemeyi “erteledik” açıklaması bir geri adım değil, doğru zaman ve doğru hedef için yapılan bir hesaplaşma hazırlığı olarak okunmalıdır.

Küresel Enerji Koridoru ve Vatandaşın Cebine Etkisi

Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi, sadece iki ülke arasındaki bir bilek güreşi değildir. Bu durum, küresel tedarik zincirinin ve enerji piyasalarının ana damarlarından birinin tıkanması anlamına geliyor. Eğer yarın İslamabad hattından somut bir uzlaşı çıkmazsa, petrol fiyatlarındaki dalgalanma doğrudan doğruya her bir vatandaşın günlük hayatına yansıyacaktır. Akaryakıt zamları, lojistik maliyetlerin artması ve buna bağlı olarak temel gıda maddelerindeki fiyat artışları kaçınılmaz bir domino etkisi yaratacaktır.

Son 48 saat içinde İslamabad’a inen ABD askeri kargo uçakları ve şehirdeki otellerin boşaltılması, perde arkasında çok daha büyük bir hazırlığın olduğunu gösteriyor. Ancak tarafların çelişkili açıklamaları, belirsizlik bulutlarını dağıtmaya yetmiyor. Dünya ekonomisi ve güvenliği, şimdi Pakistan’daki o masadan çıkacak ya da çıkmayacak olan tek bir cümleye kilitlenmiş durumda. Barışın son kırıntıları mı toplanacak, yoksa Körfez yeni bir ateş çemberine mi sürüklenecek? Yanıtı önümüzdeki 24 saat verecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir