Harvard Üniversitesi bünyesinde görev yapan bilim insanları, 30 yıl boyunca 159 bin katılımcıyı takip ederek gerçekleştirdikleri kapsamlı araştırmada, DASH diyetinin beyin sağlığını en güçlü şekilde koruyan beslenme modeli olduğunu saptadı.
Araştırmacılar, bilişsel gerilemeyi önlemede altı farklı beslenme düzeninin etkilerini karşılaştırdı. Elde edilen veriler, yüksek tansiyonu kontrol altına almak amacıyla 1990’lı yıllarda geliştirilen DASH (Dietary Approaches to Stop Hypertension) beslenme modelinin, zihinsel fonksiyonları korumada diğer diyetlere kıyasla belirgin bir üstünlük sağladığını ortaya koydu.
Bilişsel Gerileme Riskini Yüzde 41 Oranında Azaltıyor
Çalışma kapsamında Akdeniz diyeti, MIND diyeti ve sağlıklı bitki temelli beslenme modelleri de analiz edildi. İncelenen tüm beslenme düzenleri beyin fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler gösterirken, DASH diyetini düzenli uygulayan bireylerde zihinsel gerileme riskinin en düşük seviyede kaldığı gözlendi. Araştırma sonuçlarına göre, DASH beslenme modeline yüksek düzeyde bağlılık gösteren kişilerin, bu düzene en az uyanlara kıyasla öznel bilişsel gerileme yaşama ihtimali yüzde 41 daha düşük çıktı. Diğer beslenme modellerinde ise bu koruyucu etkinin yüzde 16 ila yüzde 24 arasında seyrettiği kaydedildi.
Yapılan bilişsel yaşlanma testleri, DASH diyetini uygulayanların zihinsel olarak ortalama 0,76 yıl daha genç sonuçlar elde ettiğini gösterdi. Çalışma belleğine yönelik ölçümlerde ise bu kişilerin, kendilerinden ortalama 1,37 yaş daha genç olan bireylerle benzer bir performans sergilediği belirlendi.
45-54 Yaş Arasındaki Alışkanlıklar Kritik Önem Taşıyor
Bilim insanları, özellikle 45 ile 54 yaş döneminde kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıklarının, ilerleyen yıllarda beyin sağlığının korunmasında belirleyici rol oynadığını ifade etti. Araştırma bulguları, doğru beslenme tercihlerinin yalnızca kardiyovasküler sistemi değil, yaşlanma sürecindeki beyin yapısını da doğrudan desteklediğini gösteriyor.
Çalışmanın başyazarı olan Harvard Üniversitesi epidemiyoloğu Kjetil Bjornevik, beslenme düzeninde yapılacak değişikliklerin ani adımlarla değil, küçük ve sürdürülebilir aşamalarla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Bjornevik; sebze, balık ve tam tahıl tüketimini artıran, işlenmiş et, kızartılmış gıdalar ile şekerli içecekleri ise sınırlandıran beslenme alışkanlıklarının bilişsel sağlığı uzun vadede koruyacağını açıkladı.
Kaynak: Hürriyet






