Diplomasi Trafiğinin Perde Arkası: Riyad’da Kritik Temaslar
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirdiği diplomatik temaslar, sadece siyasi bir hamle değil, aynı zamanda bölgenin kırılgan ekonomik dengelerini koruma çabası olarak öne çıkıyor. Orta Doğu’nun ateş çemberinden geçtiği bu günlerde, Türkiye’nin aktif diplomasisi, enerji koridorlarından lojistik hatlara kadar pek çok stratejik başlığı doğrudan etkiliyor. Riyad’da düzenlenen geniş katılımlı toplantı marjında gerçekleşen bu görüşmeler, Ankara’nın bölgedeki istikrarı sağlama konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Azerbaycan ve Pakistan ile Stratejik Ortaklık Pekişiyor
Fidan’ın Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile yaptığı ikili görüşmeler, Ankara-Bakü-İslamabad hattındaki ekonomik ve savunma iş birliğinin altını çiziyor. Azerbaycan ile yürütülen enerji projeleri, özellikle Avrupa’nın enerji güvenliği açısından kritik olan Güney Gaz Koridoru’nun geleceği ve Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) üzerindeki kapasite artırım planları bu masanın en önemli maddeleri arasındaydı. Pakistan ile olan ticari hacmin hedeflenen seviyelere çıkarılması ve savunma sanayiindeki teknoloji transferi odaklı ortaklıklar, bölgedeki jeopolitik ve ekonomik güç dengelerini yeniden şekillendirecek potansiyele sahip.
Körfez ve Ürdün Hattında Ticari İstikrar Arayışı
Görüşmelerin en sıcak başlıklarından biri de Suudi Arabistan ve Ürdün ile yapılan temaslardı. Bakan Fidan’ın Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ve Ürdünlü Eymen es-Safedi ile bir araya gelmesi, bölgesel ticaret yollarının güvenliği açısından hayati önem taşıyor. Suudi Arabistan’ın ‘Vizyon 2030’ projesi kapsamında sunduğu yatırım fırsatları, Türk müteahhitlik sektörü ve ihracatçısı için yeni kapılar aralıyor. Ancak bu ekonomik fırsatların gerçeğe dönüşmesi, bölgedeki çatışma riskinin minimize edilmesine ve lojistik hatların güvenliğine bağlı. Ürdün ise bu denklemde hem insani yardım koridorları hem de transit ticaret yolları açısından vazgeçilmez bir durak niteliği taşıyor.
İran ile Savaşın Gölgesinde Zorlu Diplomasi
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yapılan telefon görüşmesi ise bölgedeki en riskli senaryoyu temsil ediyor. Savaşın gidişatının ele alındığı bu görüşme, krizin derinleşmesi durumunda petrol fiyatlarında yaşanabilecek volatiliteye karşı bir uyarı niteliğinde. Türkiye, İran ile olan ekonomik bağlarını korurken aynı zamanda bölgesel bir savaşın yaratacağı göç ve enerji maliyeti krizlerini engellemeye çalışıyor. Fidan’ın yürüttüğü bu ‘mekik diplomasisi’, Türkiye’nin bölgesel krizlerde sadece bir gözlemci değil, oyun kurucu ve kriz çözücü bir aktör olarak konumlandığını kanıtlıyor. Riyad’daki bu yoğun mesainin sonuçları, önümüzdeki aylarda bölge ekonomisinin ve ticaret hatlarının yönünü belirleyen en önemli faktör olacak.






