MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0853 ▲ %0,10
EURO 53,1618 ▼ %0,81
ALTIN 6.397,10 ▼ %3,41

Hakan Fidan’dan Avrupa’ya net mesaj: Bu uykudan uyanın

Diplomaside Türkiye Rüzgarı: 264 Merkezle Devler Ligindeyiz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya’nın başkenti Viyana’da gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Diplomasi Akademisi’nde tarihi bir konuşmaya imza attı. Türkiye’nin son yirmi yılda diplomatik alanda attığı dev adımları rakamlarla ortaya koyan Fidan, 2002 yılında 163 olan temsilcilik sayısının bugün 264’e ulaştığını müjdeledi. Bu veri, Türkiye’nin dünya genelinde en geniş diplomatik ağa sahip üçüncü ülke olduğu gerçeğini bir kez daha tescilledi. Bakan Fidan’ın vurguladığı bu stratejik genişleme, sadece bir sayısal artış değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel krizlerde ‘oyun kurucu’ ve ‘arabulucu’ rolünün alt yapısını oluşturuyor.

Stratejik Körelme ve Savaşın Kanıksanması Tehlikesi

Konuşmasında askeri teknolojilerin hızla gelişmesine rağmen stratejik düşüncenin aynı hızda ilerleyemediğine dikkat çeken Fidan, dünya genelindeki çatışmaların artık ‘alışkanlık’ haline gelmeye başladığı uyarısında bulundu. Özellikle Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın beşinci yılına girmesine rağmen Avrupa’nın bir tür ‘güvenli rehavet’ içinde olduğunu ifade eden Bakan, bu durumun tehlikeli bir nükleer tırmanmaya zemin hazırlayabileceğini belirtti. Savaşın sadece belirli bir coğrafyaya hapsolmuş gibi görünmesinin yanıltıcı bir güvence verdiğini, aslında tüm kıta güvenliğinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu açık yüreklilikle dile getirdi. Fidan’a göre, diplomasinin ivme kaybetmesi, sahadaki yıkımın kalıcı hale gelmesine neden oluyor.

Orta Doğu ve Enerji Hatlarında Yeni Rota: Kalkınma Yolu

Bakan Fidan, küresel ticaretin ve enerji güvenliğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı ve çevresindeki gerilimlere de değindi. Bölgesel sahiplenmenin önemine vurgu yaparak, dışarıdan müdahalelerin yıllardır istikrarsızlık getirdiğini hatırlattı. Bu noktada Türkiye’nin vizyon projesi olan ‘Kalkınma Yolu’nun önemine dikkat çekti. Körfez bölgesini Irak ve Suriye üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya bağlayacak olan demir yolu ve kargo güzergahlarının, tıkanan ticaret koridorlarına en güçlü alternatif olduğunu belirtti. Bu projelerin sadece ekonomik bir kazanç değil, aynı zamanda bölge ülkelerini birbirine bağlayan bir barış köprüsü işlevi göreceğinin altını çizdi.

Avrupa Birliği’ne Kimlik ve Veto Eleştirisi

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği konusundaki duruşunun net olduğunu ifade eden Hakan Fidan, sürecin 2007 yılından itibaren teknik kriterlerden uzaklaşıp kimlik siyasetine kurban edildiğini söyledi. AB’nin karar alma mekanizmalarındaki hantallığı ve tek bir ülkenin vetosuyla kilitlenen sistemi eleştiren Fidan, ‘Avrupa, Avrupa Birliği’nden büyüktür’ diyerek daha kapsayıcı bir güvenlik mimarisi çağrısında bulundu. Eğer Türkiye 2000’li yıllarda birliğe dahil edilmiş olsaydı, bugün ne Brexit’in yaşanacağını ne de AB’nin bu kadar kırılgan bir yapıda olacağını savundu. Fidan, Türkiye’nin Avrupa’yı farklı coğrafyalara açacak ve dayanıklılığını artıracak en kritik aktör olduğunu hatırlatarak, Avrupa liderlerini bu stratejik körlükten kurtulmaya ve gerçekçi adımlar atmaya davet etti.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir