Askerler Canlı Denek Olarak Kullanıldı
ABD Savunma Bakanlığı arşivlerinden çıkan ve uzun süre gizli tutulduktan sonra gün yüzüne kavuşan belgeler, küresel güvenlik ve halk sağlığı tarihindeki en ürkütücü projelerden birini deşifre etti. “Project Bellwether” adıyla yürütülen askeri programın detayları, ordunun doğadaki canlıları nasıl birer kitle imha aracına dönüştürmek istediğini gözler önüne seriyor. 1959 yılında hayata geçirilen bu gizli operasyon, sivrisineklerin biyolojik silah taşıyıcısı olarak kullanılma potansiyelini ölçmek için tasarlandı.
Askerler Üzerinde Deneyler Yapıldı
Pentagon’un raporuna göre, Utah’ta bulunan Dugway Proving Ground test sahasında tam 52 canlı deneme gerçekleştirildi. Deneylerde, normalde nemli ve sulak alanlarda yaşamaya alışkın olan Aedes aegypti türü sivrisineklerin, kuru ve sıcak çöl ikliminde ne kadar etkili olabileceği test edildi. En çarpıcı kısım ise, bu deneylerde ABD askerlerinin gönüllü adı altında açık alanda sivrisineklere ısırtılması oldu. Yapılan testlerde, küçük halkalar halinde oturtulan askerlerin, salınan yüzlerce sivrisinek tarafından defalarca ısırıldığı ve bu böceklerin zorlu iklim koşullarında bile insanları hedef alma yeteneğini kaybetmediği saptandı.
Ölümcül Virüslerin Doğal Taşıyıcıları
Deneylerde kullanılan Aedes aegypti türü, günümüzde de sarı humma, dang humması, Zika ve chikungunya gibi ölümcül hastalıkları yayma yeteneğiyle biliniyor. Belgelerde, bu böceklerin düşman hedeflere karşı kullanılmasının stratejik bir potansiyel taşıdığı açıkça ifade ediliyor. Projenin tek amacı böcek davranışlarını gözlemlemek değil, bu canlıların gelecekte birer biyolojik ajan taşıyıcısı haline getirilip getirilemeyeceğini tespit etmekti. Soğuk Savaş döneminin bu karanlık araştırmaları, insanlığın maruz kalabileceği yapay salgın tehditlerinin kökenine ışık tutuyor.
Kene ve Radyoaktivite İddiaları Gündemde
Biyolojik silah iddiaları sadece sivrisineklerle sınırlı kalmıyor. Döneme ait diğer belgeler, kenelerin de benzer amaçlarla kullanıldığı yönündeki şüpheleri artırıyor. Bilim insanları ve araştırmacılar, Lyme hastalığının yayılma hızı ile Soğuk Savaş dönemi askeri projeleri arasında doğrudan bağ kuruyor. Özellikle Virginia bölgesinde radyoaktif kenelerin doğaya salındığı ve Plum Island laboratuvarlarında açık alan kene testlerinin yapıldığı yönündeki iddialar, ekolojik dengenin askeri çıkarlar uğruna nasıl manipüle edildiğini düşündürüyor. Günümüzde gıda güvenliği ve çevre sağlığı açısından en büyük tehditlerden birini oluşturan bu biyolojik müdahaleler, geçmişten gelen tehlikeli mirasın halen aramızda dolaştığını gösteriyor.
Kaynak: Hürriyet






