MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Gizli Kayıtlar İfşa Oldu: 51 Ülke Yasak Dinlemedi

Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) Gazze’de soykırım riskine karşı aldığı tedbir kararlarına rağmen, dünya genelinde birçok devletin İsrail’e askeri mühimmat sevkiyatını durdurmadığı belgelendi. İsrail Vergi Dairesi veri tabanındaki 6,5 milyondan fazla gümrük kaydı üzerinde yapılan kapsamlı bir araştırma, aralarında resmi olarak silah ambargosu uyguladığını açıklayan ülkelerin de bulunduğu en az 51 ülkenin sevkiyata devam ettiğini gösteriyor.

Yasak Kararına Rağmen Süren Sevkiyatın Boyutu

Ocak 2024’te Güney Afrika’nın açtığı tarihi davanın ardından mahkemenin açıkladığı ihtiyati tedbir kararları, küresel askeri lojistik ağlarını durdurmaya yetmedi. Veriler, uluslararası kamuoyunun baskılarına rağmen İsrail’in askeri malzeme ithalatının kesintisiz devam ettiğini ortaya koyuyor. Gelen malzemelerin çok büyük bir bölümünü doğrudan patlayıcı mühimmatlar, füzeler, bombalar, el bombaları ve zırhlı araç parçaları oluşturuyor.

Askeri malzemelerin en büyük beş kaynağı olarak öne çıkan ABD, Hindistan, Romanya, Tayvan ve Çek Cumhuriyeti, çatışmaların en yoğun olduğu dönemlerde sevkiyatlarını zirveye taşıdı. Sadece bu beş ülkenin iki yıllık süreçte İsrail’e sağladığı askeri malzemenin toplam değeri 735 milyon doları aştı. Bu durum, diplomatik alanda yapılan barış çağrılarının gümrük kapılarında ve limanlarda karşılık bulmadığını açıkça kanıtlıyor.

Ateşkes Döneminde Bile Durmayan Askeri Lojistik

Ekim 2025’te sağlanan ateşkes dahi askeri sevkiyatların önünü kesemedi. Gümrük kayıtlarına göre, ateşkesin ilan edildiği tarihten 31 Aralık 2025’e kadar geçen kısa sürede, 28 farklı ülkeden yola çıkan en az 220 askeri sevkiyat İsrail limanlarına ulaştı. Çatışmaların durakladığı anlarda bile askeri yığınağın devam etmesi, bölgedeki kalıcı barış çabalarının samimiyetini gölgeliyor.

Silah ve mühimmat sevkiyatının bu denli kesintisiz sürmesi, sadece insani kayıpları artırmakla kalmıyor, aynı zamanda yoğun bombardımanların hedefi olan coğrafyanın ekolojik yapısını, tarım arazilerini ve su kaynaklarını nesiller boyu geri dönülemez şekilde zehirliyor. Ağır metaller ve patlayıcı kalıntıları toprağa karışarak sessiz bir çevre felaketine zemin hazırlıyor.

Uluslararası Hukuk ve Soykırıma Ortaklık Suçlaması

Uluslararası hukuk uzmanları, UAD’nin açık uyarılarına rağmen askeri sevkiyatı sürdüren devletlerin ciddi bir yasal sorumluluk altında olduğunu vurguluyor. Silah Ticareti Antlaşması’nın 6. maddesi, ihraç edilen askeri teçhizatın insan hakları ihlallerinde kullanılma riski bulunması durumunda transferlerin derhal durdurulmasını emrediyor.

Hukukçular, bu kuralları göz ardı ederek sevkiyata devam eden ülkelerin doğrudan “soykırıma ortaklık” suçuyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor. Küresel liderlerin kürsülerde dile getirdiği insan hakları söylemleri ile gümrük kayıtlarındaki ticari gerçekler arasındaki bu büyük çelişki, uluslararası sistemin işleyişine dair güveni derinden sarsıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir