Kerem Ebu Salim Kapısında Hareketli Saatler
Uluslararası diplomasi koridorlarının soğuk ve mesafeli dili, sahada yaşanan insani dramların üzerini örtmeye yetmiyor. Kızılhaç tarafından yapılan son açıklama, Gazze’nin güneyindeki Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’nda sessiz ama kritik bir hareketliliğin yaşandığını ortaya koydu. Filistinli esirlerden oluşan bir grup, sınır kapısından alınarak Gazze’nin orta kesimindeki Aksa Şehitleri Hastanesine nakledildi. Bu gelişme, bölgedeki hassas dengelerin ortasında atılan küçük ama sembolik bir adım olarak kayıtlara geçti.
2025 Anlaşmasının Perde Arkası
Yaşanan bu son tahliye, aslında anlık bir kararın değil, kapalı kapılar ardında yürütülen zorlu müzakerelerin bir sonucu. Hamas ile İsrail arasında 13 Ekim 2025 tarihinde imzalanan esir takası anlaşması, bu sürecin yasal ve diplomatik zeminini oluşturuyor. Tel Aviv yönetimi, söz konusu mutabakat çerçevesinde bugüne kadar Gazze’den yaklaşık 1700 esiri serbest bıraktı. Ancak sürecin düzenli bir takvime bağlanamamış olması ve tahliyelerin belirsiz aralıklarla yapılması, sahada gerilimi ve beklentiyi sürekli sıcak tutuyor.
İsimsiz Esirler ve Ailelerin Zorlu Bekleyişi
Kızılhaç’ın açıklamasındaki en dikkat çekici detaylardan biri, serbest bırakılan kişilerin kimliklerine, sağlık durumlarına ya da operasyonun tam zamanına dair hiçbir detayın paylaşılmamış olmasıydı. Bu gizlilik duvarı, bölgedeki güvenlik bürokrasisinin ne kadar katı çalıştığını bir kez daha gösteriyor. Kurumun 2023 yılından bu yana 2 bin 500’den fazla Filistinlinin tahliyesine aracılık ettiği biliniyor. Buna karşın, binlerce aile hala zindanlardaki yakınlarından tek bir haber alabilmek için umutla bekliyor. Kızılhaç yetkilileri, tüm tutukluları ziyaret edebilmek amacıyla İsrailli muhataplarıyla diplomatik temasları sürdürse de henüz kalıcı bir serbest geçiş izni alınabilmiş değil.
Bölgesel Dengeler ve İnsani Boyut
Bu tür kısmi tahliyeler, sadece askeri birer takas işlemi olmanın ötesinde, bölgedeki kamuoyunun nabzını tutmak için de kullanılıyor. Serbest kalan her bir esir, Gazze sokaklarında hem bir sevinç dalgası yaratıyor hem de geride kalan binlerce kişinin durumuna dair endişeleri körüklüyor. Diplomatik kaynaklar, 2025 yılındaki mutabakatın tamamen çökmemesi için bu tür küçük adımların hayati olduğunu gösteriyor. Ancak kalıcı bir barış ve tam kapsamlı bir insani çözüm için tarafların masada çok daha köklü adımlar atması gerektiği açıkça görülüyor.
Kaynak: Hürriyet






