Gazze Şeridi’nde çatışmaların şiddeti her geçen saat artarken, bölgeden gelen son haberler sivil kayıpların korkunç boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Gece boyunca devam eden hava bombardımanlarında, hastane kaynaklarından edinilen ilk bilgilere göre 36 yaşındaki Ahmed Sa’d Gabn, karnından aldığı ağır yaralarla kaldırıldığı Şifa Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Bölgedeki sağlık sisteminin çökme noktasına gelmiş olması, ateşli silah yaralanmalarında cerrahi müdahale süreçlerini imkansız kılıyor. Tıbbi protokoller uyarınca karın bölgesi yaralanmaları, iç organ harabiyeti ve yüksek enfeksiyon riski nedeniyle en acil müdahale kategorisinde yer alsa da, Gazze’deki hastanelerde devam eden ilaç ve ekipman yetersizliği bu trajik sonları beraberinde getiriyor.
Han Yunus’ta Çadırlar ve Okul Bahçeleri Hedefte
Saldırıların bir diğer adresi ise Gazze’nin güneyinde yer alan ve yoğun nüfus baskısı altındaki Han Yunus kenti oldu. Nasır Hastanesi yakınlarında bulunan ve evlerini terk eden sivillerin sığındığı bir okulun bahçesine kurulan çadır, İsrail tarafından doğrudan hedef alındı. Bu bombardımanda 37 yaşındaki İyad el-Attal hayatını kaybederken, çevrede bulunan bir kadın ve bir çocuk ağır yaralandı. Han Yunus, demografik yapısı itibarıyla Gazze’nin en kalabalık merkezlerinden biri olması ve sığınmacı kamplarının yoğunluğu nedeniyle bu tür saldırılarda sivil kayıp oranının en yüksek olduğu bölgelerden biri olarak biliniyor. Uluslararası hukuk çerçevesinde okul ve hastane gibi korunaklı alanların çevresindeki sivil yerleşimlere yönelik bu tür eylemler, insani krizin derinleşmesine yol açıyor.
Trajedinin boyutları sahur vaktinde daha da ağırlaştı. Han Yunus’un batı kesimindeki Mevasi bölgesinde, Ramazan ayı dolayısıyla bir araya gelen sivillere yönelik düzenlenen hava saldırısında 3 Filistinli daha hayatını kaybetti. Mevasi, coğrafi olarak kıyı şeridinde yer alan ve nispeten güvenli olduğu düşünülen bir tarım alanı olmasına rağmen, son saldırılarla birlikte bölgede hiçbir yerin güvenli olmadığı gerçeği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Patlamalar sonucunda çok sayıda sivilin yaralandığı ve bölgedeki kısıtlı imkanlarla tahliye edildikleri bildirildi.
Altyapı ve Güvenlik Güçlerine Yönelik Kritik Darbe
Gazze İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, Bureyc Mülteci Kampı girişindeki stratejik bir noktanın da hedef alındığı belirtildi. Gazze’nin ana ulaşım arteri olan ve kuzey-güney bağlantısını sağlayan Salahaddin Caddesi üzerindeki bir polis kontrol noktası bombalandı. Saldırıda görev başındaki bir polis memuru şehit olurken, mesai arkadaşı ağır yaralı olarak tedavi altına alındı. Salahaddin Caddesi, sadece bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda insani yardım konvoylarının geçiş güzergahı olması sebebiyle bölgenin can damarı niteliğindedir.
Bölgedeki adli süreçler, yoğun çatışma ortamı nedeniyle standart prosedürlerin dışında işlemektedir. Normal şartlarda bir vefat durumunda yapılması gereken otopsi ve adli tıp incelemeleri, Gazze’deki olağanüstü hal ve toplu can kayıpları nedeniyle yerini hızlı kimlik tespiti ve defin işlemlerine bırakmış durumdadır. Toplumsal açıdan bakıldığında, güvenlik noktalarına ve sivil barınaklara yapılan bu saldırılar, toplumdaki asayiş duygusunu sarsmakta ve kitlesel göç hareketlerini tetiklemektedir. Uzmanlar, bu tür sistematik saldırıların bölgedeki sosyal dokuyu tamamen yok etme riski taşıdığı konusunda uyarılarda bulunuyor.






