Tarih boyunca insanoğlu, en büyük zaferlerini sarsılmaz bir disiplinle kazanmış; ancak en derin hüzünlerini bir anlık ihmalin ve kuralların hiçe sayıldığı o karanlık boşluklarda yaşamıştır. Napolyon’un ordularından bugünün modern birliklerine kadar, kışla hayatının o ağır sessizliği bazen trajikomik olmayan, aksine yürek yakan hikayelerle bozulur. İşte o hikayelerden biri, geçtiğimiz günlerde Fransa’nın kalbinde, şifanın merkezi olması gereken bir noktada, Alexandre Lanckbeen isimli genç bir askerin veda çığlığıyla yankılandı. 14 Şubat günü, barışın ortasında savaşın soğuk nefesini ensesinde hisseden Fransız ordusu, düşman kurşunuyla değil, bir ‘oyun’ uğruna evladını kaybetti.
Yasaklı Saatlerin Gölgesinde Gelen Ölüm
Olayın vuku bulduğu yer, Paris yakınlarındaki Clamart komününde bulunan Percy Askeri Eğitim Hastanesi idi. Askeri nizamın ve disiplinin en üst seviyede olması gereken bu tesiste, o gece sessizce çiğnenen kurallar zinciri bir cana mal oldu. Savcılık kaynaklarından sızan bilgilere göre, alkol tüketiminin kesinlikle yasak olduğu kışlada, bir grup asker gizlice temin ettikleri içkilerle bir araya geldi. Gecenin ilerleyen saatlerinde, alkolün muhakeme yeteneğini körelttiği o puslu anlarda, askerler arasında refleksleri ölçmeye dayalı tehlikeli bir oyun başladı. Tarihin her döneminde ‘gençlik cesareti’ ile ‘tedbirsizlik’ arasındaki o ince çizgi, bu kez dolu bir tabancanın ateş almasıyla paramparça oldu. Genç asker Lanckbeen, arkadaşının elindeki silahtan çıkan tek bir kurşunla başından vurularak yere yığıldı.
Adalet ve Disiplin Pençesinde Bir Kışla Dramı
Hastaneye kaldırılan ve tıp ilminin tüm imkanları seferber edilen Lanckbeen, ne yazık ki hayata tutunamadı. Paris Askeri Valisi Loic Mizon, bu acı haberi büyük bir kederle duyururken, Fransız kamuoyunda askeri disiplin ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Olayla doğrudan bağlantılı olduğu düşünülen 4 asker gözaltına alınırken, Paris Savcılığı geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Uzmanlar, bu tür trajedilerin sadece bir kaza olmadığını, aynı zamanda askeri personelin üzerindeki psikolojik baskının ve denetim mekanizmalarındaki zafiyetin bir sonucu olduğunu vurguluyor. Hayatının baharında, vatanına hizmet aşkıyla üniforma giyen bir gencin, böylesine ‘anlamsız’ bir refleks oyunuyla hayata veda etmesi, kederli ailesi ve silah arkadaşları için tarifi imkansız bir acı bıraktı. Merhum Alexandre Lanckbeen‘e Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve Fransız Silahlı Kuvvetleri’ne en derin taziyelerimizi sunuyoruz. Kışlalardaki disiplinin bir kağıt parçasından ibaret olmadığını, bir anlık hatanın bir ömrü söndürdüğünü bu acı olayla bir kez daha idrak ediyoruz.





