Hafızayı Silme Girişimine Karşı Sessiz Direniş
Modern dünyada bir toplumu yok etmenin yolu sadece fiziksel saldırılardan değil, o toplumun geçmişine dair tüm kayıtları, tapuları ve soyağaçlarını ortadan kaldırmaktan geçiyor. İsrail’in Gazze ve Doğu Kudüs’teki sistematik baskıları sürerken, Birleşmiş Milletler’in (BM) gerçekleştirdiği gizli bir operasyonla Filistin halkının tapu kayıtlarından doğum belgelerine kadar milyonlarca kritik dökümanın son anda kurtarıldığı ortaya çıktı. Bu operasyon, sadece kağıtların değil, bir halkın hukuki varlığının siber ve fiziksel imha girişiminden kaçırılma hikayesidir.
Kişisel Eşya Süsü Verilerek Kaçırıldı
Operasyonun fitili, 2023 yılının sonlarında Gazze Şehri’ndeki UNRWA yerleşkesi için tahliye emri verilmesiyle ateşlendi. 1948 Nekbe dönemine ait paha biçilemez orijinal kayıt kartları, tozlu raflarda hem bombardıman hem de olası bir siber saldırı tehdidi altındaydı. BM personeli, İsrail makamlarının bu belgelere el koyma ihtimalini bertaraf etmek için akıl almaz bir yöntem izledi. Kiralık kamyonetlerle çatışma bölgesine giren ekipler, belgeleri küçük paketler haline getirerek uluslararası pasaportu olan personel aracılığıyla ‘kişisel eşya’ gibi göstererek Mısır sınırından geçirmeyi başardı. Eğer bu dökümanlar gümrükte tespit edilseydi, bugün Filistinlilerin mülkiyet haklarını savunabileceği hiçbir kanuni dayanak kalmayabilirdi.
Dijital Kale: 30 Milyon Belge Koruma Altında
Sadece Gazze değil, Doğu Kudüs ayağında da operasyon büyük bir gizlilikle yürütüldü. İsrail meclisinin UNRWA faaliyetlerini yasaklaması ve aşırı sağcı grupların yerleşkeyi ateşe vermesi üzerine, milyonlarca evrak gizlice Ürdün’e ulaştırıldı. Şu an Amman’da güvenli bir noktada tutulan bu devasa arşiv üzerinde 50’den fazla uzman gece gündüz çalışıyor. Lüksemburg destekli projeyle 30 milyon belgenin dijital ortama aktarılması ve siber saldırılara karşı çok katmanlı şifreleme yöntemleriyle korunması hedefleniyor. Bu veriler, olası bir barış sürecinde mülkiyet haklarının tescili için en güçlü hukuki kanıt niteliğini taşıyor.
Veri Güvenliği Neden Hayati Önemde?
Bir siber güvenlik perspektifiyle baktığımızda, bu arşivlerin yok edilmesi ‘tarihsel bir veri silme’ (data wiping) operasyonudur. Tapu kayıtlarının ve nüfus belgelerinin bulunmadığı bir senaryoda, insanların yaşadıkları topraklar üzerindeki hak iddiaları tamamen boşa düşer. Uzmanlar, bu dökümanların dijital yedeklemesinin yapılmasının, fiziksel imha saldırılarına karşı en büyük savunma kalkanı olduğunu vurguluyor. Operasyonu yöneten Roger Hearn’ün de belirttiği gibi, bu belgeler milyonlarca insanın geçmişinin silinmesini engelleyen tek kanıt. Unutmayın, verileriniz ve arşivleriniz sadece birer döküman değil, sizin ve ailenizin gelecekteki haklarının en büyük teminatıdır.






