Dağların Efsanesi Kendi Rekorunu Yerle Bir Etti
Bizim buralarda, Aladağlar’ın eteğinde rüzgarın sertliğini, toprağın inadını ve ekmek davasının zorluğunu bilen Niğdeli esnafımız, çiftçimiz iyi bilir; bir işi bir kere başarmak takdir edilir ama otuz kere aynı azimle tekrarlamak düpedüz kahramanlıktır. Dünyanın öbür ucunda, Nepal’in o dondurucu soğuğunda bir adam, Kami Rita, Everest’in zirvesine tam 30. kez ayak basarak kendine ait olan dünya rekorunu bir kez daha tazeledi. 56 yaşındaki bu dev yürekli adam, sadece bir dağcı değil, aynı zamanda insan iradesinin rüzgara ve kara karşı nasıl galip gelebileceğinin en somut kanıtı oldu.
Zirvenin Vazgeçilmez İsmi: Kami Rita Kimdir?
Himalayalar’ın o meşhur ‘Şerpa’larından biri olan Kami Rita, dağlarla olan dostluğuna ilk kez 1994 yılında o devasa kütlenin tepesine tırmanarak başlamıştı. O günden bu yana rüzgarın her esişinde, karın her yağışında o zirvenin yolunu tuttu. Merkezi Nepal’in başkenti Katmandu’da bulunan Seven Summit Treks firmasından yapılan açıklamaya göre, tecrübeli rehber Rita, beraberindeki bir grupla birlikte yerel saatle tam 10.12’de 8 bin 848 metrelik zirveye ulaştı. Şu an için ana kampa doğru güvenli bir şekilde iniş yapan Rita, ‘dünyanın zirvesine en çok çıkan insan’ unvanını kimseye bırakmaya niyetli olmadığını gösterdi.
Şerpa Demek Dağın Kalbi Demek
Peki, bu Şerpalar kimdir ve neden bu kadar önemlidir? Tibet ile Nepal arasında yaşayan bu Himalaya yerlileri, yüksek rakımın düşük oksijen seviyelerine doğuştan alışık bir bünyeye sahip. Bizim köylerde yolu izi en iyi bilen muhtara, araziyi avucunun içi gibi tanıyan emektar çiftçimize nasıl güveniyorsak, dünyanın dört bir yanından gelen dağcılar da Şerpalara öyle güveniyor. Yaşadıkları zorlu coğrafyayı bir ev gibi gören bu insanlar, Batı dillerinde artık doğrudan ‘rehber’ anlamına gelen bir sembol haline geldiler. Kami Rita da bu kadim kültürün yaşayan en büyük efsanesi olarak tarihe geçti.
Everest Rotası: Ölüm Bölgesinde Bir Ömür
Everest tırmanışı, öyle her yiğidin harcı olan bir yolculuk değil. Dağcılar, önce 5 bin 400 metredeki ana kampta vücutlarını o ince havaya alıştırıyorlar. Ardından Khumbu Buzulu gibi her an hareket eden devasa buz kütlelerinin arasından geçip, Batı Sirki denilen geniş vadiye ulaşıyorlar. Birinci kamp 6 bin 100, ikinci kamp 6 bin 400 ve nihayet 8 bin metrede bulunan dördüncü kamp… Burası ‘ölüm bölgesi’ olarak bilinir çünkü burada oksijen o kadar azdır ki vücut kendini yavaş yavaş kapatmaya başlar. İşte Kami Rita, bu yolu tam 30 kez arşınlayarak her seferinde hayata ve doğaya selam durdu.
Niğde’den Nepal’e Uzanan Bir Azim Öyküsü
Belki bizim Aladağlar’ın Demirkazık zirvesi Everest kadar yüksek değil ama o yamaçlarda alın teri döken Niğde halkı, bu başarının ağırlığını kalbinde hisseder. Sabahın seherinde tarlasında patatesini söken çiftçimizle, dükkanının kepengini ‘Ya Bismillah’ diyerek açan esnafımızla, Kami Rita’nın bu başarısı aslında aynı kaynaktan besleniyor: Sabır ve sadakat. Bir Nepallinin dünyanın en yüksek noktasını adeta bir mesai alanı belleyip otuz yıl boyunca oraya gitmesi, bizlere alın terinin ve meslek aşkının ne kadar yüce bir değer olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.






