MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Esad ve ailesi için karar vakti: Şam’da dev dava başladı

Karanlık Geçmişle Yüzleşme: Dera’nın Hesabı Soruluyor

Suriye’nin yakın tarihini kana bulayan olayların fitilinin ateşlendiği 2011 yılına dair tarihi bir hesaplaşma yaşanıyor. Başkent Şam’daki Adalet Sarayı, uzun yıllar boyunca dokunulamaz görülen isimlerin yargılandığı kritik bir duruşmaya sahne oldu. Devrik lider Beşşar Esad’ın kuzeni Necib, protestoların ilk başladığı yer olan Dera’da yaşanan katliamlar ve sistematik işkence suçlamalarıyla yeniden hakim karşısına çıktı. Mahkeme salonunda esen hava, sadece bir kişinin değil, koca bir dönemin yargılandığını hissettiriyordu.

Duruşmada hakim, Necib’e yönelik suçlamaları bir bir sıralarken salon adeta buz kesti. Ömeri Camii baskınından çocuklara yönelik sistematik işkenceye, keyfi öldürmelerden protestoların orantısız güçle bastırılmasına kadar pek çok ağır itham dosyada yer aldı. Mahkeme heyeti, bu eylemlerin sadece yerel yasaları değil; yaşam hakkı ve ifade özgürlüğü gibi evrensel insan haklarını çiğnediğini vurgulayarak dosyayı ‘savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar’ kapsamına aldı. Bu karar, yargılamanın zamanaşımına uğramayacağı ve hiçbir af kapsamına dahil edilemeyeceği anlamına geliyor.

Savunma Hattında İnkar: “Haberim Yoktu” Stratejisi

Hakkındaki suçlamalar karşısında savunma yapan Necib, sorumluluğu üzerinden atmaya çalışarak suçlamaları reddetti. Dera’daki çocukların gözaltına alınmasıyla ilgili bilgisinin olmadığını iddia eden Necib, olayları halkla aynı anda öğrendiğini ileri sürdü. Kendi biriminde yasal yaşın altında kimsenin tutulmadığını savunan sanık, göstericilere ateş açanların siyasi güvenlik değil, hava istihbarat gibi farklı birimlere bağlı unsurlar olduğunu iddia ederek topu diğer kurumlara attı. Ancak bu savunma, salondaki mağdur yakınları ve hukukçular tarafından inandırıcı bulunmadı.

Firari Sanıklar ve Dondurulan Servetler

Davanın kapsamı sadece salondaki sanıkla sınırlı değil. Geçici Adalet Ulusal Heyeti Üyesi Redif Mustafa, davanın aslında çok daha büyük bir yapıyı hedef aldığını belirtti. Firari durumda olan Beşşar Esad ve kardeşi Mahir Esad’ın da sanık sandalyesinde (gıyabında) olduğu davanın seyrine dair önemli bilgiler paylaşıldı. Mahkeme, sanıkların sadece özgürlüklerini değil, ekonomik güçlerini de hedef alan bir hamle yaptı. Alınan tedbir kararıyla, sanıkların tüm mal varlıklarının dondurulmasına ve medeni haklarının ellerinden alınmasına karar verildi.

Uluslararası Kamuoyu Takipte: Mağdurlar Adalet Bekliyor

Duruşma salonunda Birleşmiş Milletler temsilcilerinden uluslararası hukuk gözlemcilerine kadar geniş bir heyet hazır bulundu. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) araştırmacıları, Suriye hukukunda savaş suçlarının doğrudan tanımlanmamasının önündeki engellerin, uluslararası hukuk normlarına atıf yapılarak aşıldığını belirtiyor. 2011 yılında henüz bir çocukken işkenceye maruz kalan Muaviye es-Siyasne gibi isimlerin belgelerle kanıtlanan hikayeleri, davanın en somut delilleri arasında yer alıyor. Deralı Muhammed Ebu İslam gibi binlerce mağdur, 15 yılın ardından adaletin yerini bulacağı günü iple çekiyor. Mahkeme, yeni tanıkların dinlenmesi ve delillerin incelenmesi için duruşmayı 19 Mayıs tarihine erteledi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir