Diplomatik Süreçte Kritik Eşik Aşıldı
Türkiye ile Ermenistan arasında 2022 yılından bu yana büyük bir titizlikle yürütülen normalleşme sürecinde tarihi bir gelişme yaşandı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, iki ülke arasındaki doğrudan ticaretin önünü açacak bürokratik hazırlıklar 11 Mayıs 2026 itibarıyla resmen tamamlandı. Bu adım, yıllardır kapalı olan ticari kanalların yeniden açılması ve bölge ekonomisinin canlanması adına en somut gelişme olarak kayıtlara geçti.
Resmi Belgelerde Yeni Dönem Başlıyor
Yeni düzenleme ile birlikte lojistik ve gümrük süreçlerinde köklü bir değişikliğe gidiliyor. Bugüne kadar Türkiye’den üçüncü ülkeler üzerinden Ermenistan’a gönderilen ya da Ermenistan’dan Türkiye’ye ulaşan malların menşei ve varış noktası karmaşık gümrük süreçlerine tabi tutuluyordu. Dışişleri Sözcüsü Keçeli, hayata geçirilen yeni sistemle birlikte artık ticari kayıtlarda ve resmi belgelerde nihai çıkış ve varış noktasının doğrudan ‘Ermenistan/Türkiye’ şeklinde yazılabileceğini bildirdi. Bu durum, ticaretin şeffaflaşmasını sağlarken ihracatçı ve ithalatçıların bürokratik yükünü de ciddi oranda hafifletecek.
Sınır Kapılarında Teknik Hazırlıklar Tam Sürat
Doğrudan ticaretin başlaması kararı, gözleri bir kez daha iki ülke arasındaki kara sınırlarına çevirdi. Bakanlık, ticaretin başlamasına yönelik bürokratik altyapının bitmiş olmasına rağmen, sınır kapılarının fiziksel ve teknik olarak açılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü vurguladı. Sınır bölgelerindeki gümrük binalarının modernizasyonu, yol standartlarının iyileştirilmesi ve güvenlik tarama sistemlerinin entegrasyonu gibi teknik detaylar üzerinde uzman ekipler çalışmaya devam ediyor. Bu hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte, ticaretin sadece evrak üzerinde değil, sahada da kesintisiz şekilde akması hedefleniyor.
Bölgesel Kalkınma ve Barış Vurgusu
Güney Kafkasya’nın kaderini değiştirebilecek bu hamle, sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda bölgesel barışın kalıcı hale getirilmesi için stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, bölgede yakalanan tarihi fırsata dikkat çekilerek, iktisadi münasebetlerin geliştirilmesinin tüm halkların yararına olacağı ifade edildi. Özellikle Doğu Anadolu’daki sınır illerinin ticaret hacminin artması ve Kafkasya üzerinden geçen lojistik koridorların daha etkin kullanılması, bölge refahını doğrudan etkileyecek bir potansiyel barındırıyor. Türkiye, bu süreçle birlikte bölge ülkeleriyle olan iş birliğini ‘kazan-kazan’ ilkesi çerçevesinde bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.






