ABD-İran Mutabakatında 5. Madde Çıkmazı
11 Temmuz 2026 Cumartesi günü itibarıyla Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel enerji piyasalarını ve uluslararası deniz ticaretini doğrudan etkilemeyi sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump ile İran yönetimi arasında imzalanan mutabakatın uygulanma sürecinde yaşanan görüş ayrılıkları, diplomatik uzlaşının sahaya yansımasını engelliyor. Özellikle anlaşmanın 5. maddesi etrafında şekillenen farklı yorumlar, Hürmüz Boğazı’ndaki askerî tansiyonun yeniden yükselmesine ve ticari faaliyetlerin sekteye uğramasına yol açtı.
Hürmüz Boğazı’nda İdari ve Askerî Gerilim
İran, mutabakat hükümlerini boğaz üzerindeki kontrol ve düzenleme yetkisini pekiştiren bir araç olarak değerlendirirken, Washington yönetimi bu yorumu reddediyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın yönetimi konusunda Tahran’ın tek yetkili olduğunu vurguladı. Öte yandan İran, Basra Körfezi Boğazı Otoritesi (PGSA) adında yeni bir yapı kurarak, geçiş yapacak gemilere onaylı sigorta şartı getirdi. Bu durum, Tahran’ın bölgedeki stratejik baskısını kurumsallaştırma girişimi olarak yorumlanıyor.
Alternatif Rotalar ve Küresel Tepkiler
Uluslararası deniz hukuku uzmanları, İran’ın transit geçiş haklarını kısıtlayan bu uygulamalarının teamül hukuku ile çeliştiğine dikkat çekiyor. ABD ve bölgedeki müttefikleri, İran’ın tek taraflı kontrol çabalarına karşı Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) destekli alternatif Umman rotasını kullanıyor. Gemi takip verileri, alternatif güzergahlar sayesinde günlük ham petrol ihracatının 9,5 milyon varile ulaştığını, ancak geleneksel rotadaki ticari trafiğin hâlâ savaş öncesi seviyelerin altında kaldığını gösteriyor. Özellikle Katar gibi enerji ihracatında bu rotaya bağımlı ülkelerin, İran’ın kısıtlamalarına karşı alternatif güzergahlara yöneldiği belirtiliyor.
Kaynak: Hürriyet






