Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkes anlaşması, tarafların karşılıklı askeri saldırıları neticesinde yeniden bozuldu. Bölgede diplomatik temaslar ve hareketlilik sürse de, İsrail merkezli ağlar tarafından yayılan suikast iddiaları askeri tansiyonun yüksek kalmasına yol açtı.
İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in babası Ali Hamaney’in intikamının alınacağına yönelik açıklamalar, müzakere zeminini tamamen ortadan kaldırdı. Bu açıklamalara sert tepki gösteren ABD Başkanı Donald Trump, kendisine yönelik olası bir suikast girişimine misilleme olarak Amerikan ordusuna İran’ı haritadan silme talimatı verdiğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı’nda Tanker Saldırıları Trafiği Durdurdu
Yaşanan bu gelişmeler, iki ülke arasındaki askeri gerilimde Hürmüz Boğazı merkezli yeni bir döneme geçildiğini gösteriyor. 14 Haziran tarihinde imzalanan Mutabakat Zaptı’nın ardından günlük ortalama 33 geminin geçiş yaptığı Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği, İran’ın 8 Temmuz günü üç tankere saldırmasıyla birlikte durma noktasına geldi.
ABD’nin Yeni Stratejisinde Öne Çıkan Dört Senaryo
Bölgedeki yüksek askeri hareketliliğe rağmen, ABD’nin yeni dönem İran stratejisinde dört farklı ihtimal üzerinde duruluyor. İlk senaryo; NATO, Avrupa ülkeleri, Rusya ve Çin tarafından da desteklenen nükleer silahlardan arındırılmış bir İran modelini içeriyor. İkinci senaryoya göre, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinde tek taraflı kontrol sağlama girişimi bulunuyor ancak bu seçeneğe ABD, Körfez ülkeleri ve Asya devletleri ortaklaşa karşı çıkıyor.
Üçüncü ihtimal ise İsrail haricindeki tüm dünya ülkelerinin desteklediği ABD ve İran arasındaki diplomatik uzlaşı senaryosudur. En zayıf ihtimal olarak değerlendirilen dördüncü senaryoda ise İran’da İsrail yanlısı bir rejimin kurulması planlanıyor. Bu durumun gerçekleşmesi halinde Ortadoğu, Batı Asya, Hazar Havzası, Kafkasya ve Körfez’deki güç dengeleri tamamen değişecek; başta Türkiye olmak üzere bölgesel aktörlerin ABD ve İsrail ile olan ilişkilerini yeniden yapılandırmasını zorunlu kılacaktır. Ancak mevcut koşullarda, özellikle Türkiye faktörünün aşılması gerekmesi nedeniyle bu planın uygulanması oldukça zor görünüyor.
Kaynak: Sabah






