MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9830 ▲ %0,02
EURO 53,4862 ▲ %0,23
ALTIN 6.594,70 ▲ %0,62

Dev Şehirler İçin Büyük Risk: Sessizce Çöküyorlar

Kıyı Kentlerinde Kara Çökmesi Tehlikesi Büyüyor

Münih Teknik Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, küresel ısınma ve buzulların erimesinin ötesinde, kıyı şehirlerini bekleyen çok daha sinsi bir tehlikeyi gün yüzüne çıkardı. Uzmanlar, okyanusların yükselmesiyle birlikte yer kabuğundaki çökmenin birleşerek felaketin boyutlarını iki katına çıkardığını belirtiyor.

Yoğun kentleşmenin yaşandığı bölgelerde yapılan ölçümlere göre, deniz seviyesindeki bağıl artış yıllık ortalama 6 milimetreye ulaştı. Bu rakam, dünya genelindeki 2,1 milimetrelik ortalamanın yaklaşık üç katı büyüklüğünde bir hıza işaret ediyor. Sorunun temelinde yalnızca suların yükselmesi değil, metropollerin ağırlığı ve kaynak tüketimi nedeniyle aşağı doğru hareket etmesi yatıyor. Deniz seviyesi yükselirken, şehirlerin de zemine doğru gömülmesi tehlikenin boyutunu katlıyor.

Araştırmayı yöneten bilim insanları, kıyı bölgelerindeki risk analizlerinin sadece okyanus hareketleri üzerinden yapılmasının yetersiz kalacağını savunuyor. Bir kentin zemini çöktüğünde, deniz seviyesi sabit kalsa dahi su baskını ve taşkın ihtimali geometrik olarak artış gösteriyor. Özellikle fırtınalar ve aşırı yağışlar, çöken zemin üzerindeki yerleşim birimleri için yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Birkaç milimetrelik farklar bile alçak bölgelerde yaşayan milyonlarca insan için hayati bir risk oluşturuyor.

Şehirlerin çöküşünü tetikleyen faktörlerin başında kontrolsüz yer altı suyu kullanımı geliyor. Sanayi ve hızlı nüfus artışı nedeniyle yer altı kaynaklarının aşırı tüketilmesi, zeminin dengesini bozarak yüzeyin oturmasına yol açıyor. Bunun yanı sıra dev gökdelenlerin, köprülerin ve karmaşık metro ağlarının toprağa uyguladığı devasa basınç, yumuşak zeminli kıyı bölgelerindeki çökme hızını ivmelendiriyor. Petrol ve doğal gaz gibi yer altı kaynaklarının çıkarılması da bu süreci hızlandıran diğer etkenler arasında yer alıyor.

Listenin en başında yer alan Endonezya’nın başkenti Jakarta, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Yaklaşık 42 milyon kişinin yaşadığı bu megakent, bazı bölgelerde yılda 42 milimetreye varan hızlarla sulara gömülüyor. Veriler, kentin yüzde 40’ının halihazırda deniz seviyesinin altında kaldığını ve 2050 yılına kadar geniş alanların yaşanamaz hale gelebileceğini gösteriyor. Benzer şekilde Çin’in Tianjin kenti ve Tayland’ın başkenti Bangkok da yüksek risk grubundaki şehirler arasında bulunuyor.

Ancak bu durum her bölge için geçerli değil. İskandinav ülkelerinde son buzul çağından bu yana karanın yükselmeye devam ettiği gözlemleniyor. Finlandiya ve İsveç gibi ülkelerde bu doğal süreç riskleri minimize ederken, Jakarta ve Lagos gibi megakentlerde insan faaliyetleri süreci hızlandırıyor. Tokyo örneği ise sıkı su yönetimi ve planlama ile bu çöküşün durdurulabileceğini kanıtlıyor. Uzmanlar, önümüzdeki 30 yılın kıyı kentlerinin geleceği için kritik olduğunu vurgulayarak yerel yönetimleri acil önlem almaya çağırıyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir