Washington’dan gelen haberler aslında hepimizin bildiği ama yüksek sesle söylenmeyen bir gerçeği, lojistiğin ne kadar devasa bir canavar olduğunu bir kez daha kanıtladı. Orta Doğu’daki İran gerginliği nedeniyle bölgeye yığılan o devasa uçak gemileri ve amfibi hücum gemileri, şimdi dışarıdan göründüğü kadar heybetli değil. Askerlerin ailelerine sızdırdığı fotoğraflar, Pentagon’un ‘her şey kontrol altında’ imajına fena bir çizik attı.
USS Tripoli ve USS Abraham Lincoln gibi Amerikan deniz gücünün gururu sayılan gemilerde, bugünlerde mühimmattan çok yemek konuşuluyor. Ortaya çıkan görsellerde koca bir tepside sadece küçük bir parça kıyılmış et ve tek bir tortilla görülmesi, sıradan bir aksaklık değil, sistemin tıkandığının en büyük kanıtı. Taze gıdanın tükendiği, dondurulmuş rasyonların bile pay edilerek dağıtıldığı bir ortamda, dünyanın en büyük ordusunun ‘açlıkla’ imtihanı kamuoyunda büyük ses getirdi.
Lojistik Koridorlar Neden Kapandı?
Peki, bu noktaya nasıl gelindi? Ankara kulislerinde de sıkça konuşulan bir gerçek vardır; lojistik biterse savaş da biter. ABD Posta Servisi’nin bölgedeki 27 farklı askeri posta koduna gönderimleri durdurması, aslında hava sahasının ve güvenli rotaların ne kadar daraldığını gösteriyor. Çatışma riski ve kapalı hava sahaları nedeniyle askerlerin ailelerinden beklediği o ‘moral paketleri’ artık ulaşmıyor. Teksaslı bir annenin oğluna gönderdiği 2 bin dolar değerindeki ihtiyaç kolilerinin depolarda rehin kalması, sadece bir aile dramı değil, koca bir ordunun ikmal hattının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.
Askerin Morali Dip Seviyede
Savaş gemilerinde görev yapmak zaten psikolojik olarak yıpratıcıyken, üzerine bir de temel gıda maddelerine erişimin kısıtlanması disiplin sorunlarını beraberinde getiriyor. USS Tripoli’deki bir askerin babası olan Dan F.’nin kızından aldığı mesajlar durumu özetliyor: Taze gıda bitti, erzaklar pay ediliyor ve moraller bozuk. Hatta gemideki kahve makinelerinin bile bozulduğu ve tamir edilemediği bir ortamda, 3 bin 500 personelin aylar boyunca denizde tutulması, Pentagon’un ‘uzun süreli görev’ stratejisinin de sorgulanmasına neden oluyor.
Pentagon’un Sessizliği Ne Anlama Geliyor?
Resmi makamlar, yani Pentagon cephesi ise bu konuda adeta duvar örmüş durumda. Gelen sorulara verilen kaçamak cevaplar ve posta hizmetlerinin ne zaman normale döneceğine dair kesin bir tarih verilememesi, belirsizliğin bir süre daha devam edeceğini gösteriyor. Soğuk Savaş’tan bu yana en uzun görev süresini tamamlayan USS Gerald Ford gibi gemilerin yıpranma payı, sadece teknik değil, insani boyutta da alarm veriyor. Eğer bu lojistik kriz çözülmezse, Orta Doğu’daki o devasa yüzen kalelerin operasyonel kabiliyeti yakında sadece kağıt üzerinde kalabilir. Ankara’dan bakınca görünen o ki; lojistik hatlarını koruyamayan bir gücün, bölgesel bir gerilimi yönetmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor.






