MENÜ
19 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,4490 ▼ %0,02
EURO 53,3119 ▲ %0,16
ALTIN 6.192,87 ▼ %1,50

Canan Tercan ABD ve İran’ın Gizli Nükleer Planını Yorumladı

Diplomaside Gizli Teklifler ve Arka Kapı İddiaları

ABD ve İran arasında nükleer programın geleceğine yönelik yürütülen müzakerelerde, kamuoyuna açıklanmayan “gizli tekliflerin” masada olduğu iddia edildi. Washington ve Tahran yönetimlerinin, 14 maddelik mutabakat zaptını hayata geçirmek adına perde arkasında ek düzenlemeler üzerinde çalıştığı belirtildi. İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Siyaset Akademisi Direktörü Dr. Canan Tercan, taraflar arasındaki stratejik temasları ve imzalanan mutabakatın olası jeopolitik sonuçlarını analiz etti.

Nükleer Program ve Uranyum Stokları Krizin Merkezinde

Dr. Canan Tercan, iki ülke arasında uzlaşı sağlanan metnin bir barış anlaşmasından ziyade müzakerelerin çerçevesini belirleyen bir yol haritası niteliği taşıdığını vurguladı. Nükleer programlar, güvenlik garantileri ve yaptırımlar gibi stratejik dosyaların tarihsel olarak gizli diplomatik mutabakatlarla şekillendirildiğini belirten Tercan, uranyum stoklarının akıbetine dikkat çekti. Tercan’a göre; stokların seyreltilmesi, üçüncü bir ülkeye transferi veya uluslararası denetim altında tutulması senaryoları sürecin en kritik aşamalarını oluşturuyor.

Bölgesel Aktörler ve 300 Milyar Dolarlık Kalkınma Planı

Mutabakatta balistik füze programına yer verilmemesini “bilinçli bir boşluk” olarak nitelendiren Tercan, İran’ın bölgesel vekil güçlerinin de sürecin hassas başlıkları arasında yer aldığını ifade etti. Ayrıca, planda yer alan 300 milyar dolarlık yeniden inşa ve kalkınma paketinin finansmanında Körfez ülkelerinin rol üstlenebileceği öngörülüyor. Ancak İran’ın dondurulmuş varlıklarının iadesi ve enerji yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin takvimin henüz netleşmediği belirtiliyor.

Süreçteki Temel Riskler: İsrail ve İç Siyaset Dengeleri

Uygulama sürecindeki en büyük riskin İsrail’in sert tutumu olduğunu ifade eden Dr. Canan Tercan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) tarafından yürütülecek denetimlerden çıkacak raporların süreci her an krize sürükleyebileceği uyarısında bulundu. ABD iç siyasetindeki Kongre dengeleri ve Trump yönetiminin “maksimum baskı, ardından müzakere” stratejisinin küresel jeopolitik zorunluluklarla şekillendiğini belirten Tercan, 60 günlük müzakere sürecinin sonunda asıl tablonun netleşeceğini kaydetti.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir