MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9793 ▲ %0,01
EURO 53,5536 ▲ %0,33
ALTIN 6.619,27 ▲ %0,99

BJP’nin Hindistan Zaferinde ‘Sessiz Operasyon’ Şüphesi

Bengal’de Dengeleri Değiştiren ‘Liste’ Operasyonu

Hindistan siyasetinde deprem etkisi yaratan Batı Bengal seçim sonuçları, sadece bir iktidar değişimi değil, derinlemesine incelenmesi gereken bir mühendislik çalışmasının izlerini taşıyor. Narendra Modi’nin partisi BJP, 15 yıldır bölgenin sarsılmaz kalesi olan Mamata Banerjee ve Trinamool Congress’i koltuğundan indirerek 294 sandalyeli mecliste 205’in üzerinde sandalye kazandı. Ancak bu ezici zaferin gölgesinde kalan çok daha kritik bir detay var: Seçim öncesinde kütüklerden adeta buharlaşan milyonlarca insan. Bu durum, zaferin meşruiyetinden ziyade, bu sonucun nasıl bir zemin hazırlığıyla elde edildiği sorusunu akıllara getiriyor.

2.7 Milyon Seçmen Nereye Gitti?

Sandıklar kurulmadan hemen önce yapılan bir operasyonla 2.7 milyon seçmenin listeden çıkarılması, basit bir teknik güncelleme olarak geçiştirilemeyecek kadar büyük bir müdahale. Toplam oyların yaklaşık yüzde 4.3’üne tekabül eden bu devasa kitle, tam da BJP’nin rakiplerine attığı farka denk geliyor. Özellikle Müslüman azınlıkların yoğun olarak yaşadığı mahallelerde seçmen kütüklerinin temizlenmesi, akıllara ‘seçim sandığa gitmeden mi kazanıldı?’ sorusunu getiriyor. Muhalefet kanadı bu durumu sistematik bir tasfiye olarak nitelendirirken, bağımsız veri analistleri çıkarılan isimlerin tesadüfi olmadığını, belirli bir demografik yapıyı hedef aldığını savunuyor.

Hindistan’da Tek Partili Döneme Doğru Mu?

BJP’nin bu başarısıyla birlikte Hindistan genelindeki 28 eyaletin 21’i artık sağ kanat milliyetçi blok tarafından yönetiliyor. Bu, Hindistan siyasi tarihinde daha önce eşine rastlanmamış bir güç konsolidasyonu anlamına geliyor. Devlet kurumlarının tarafsızlığı, seçim kurullarının bağımsızlığı ve medya üzerindeki ağır denetim birleştiğinde, Batı Bengal’deki bu sonuçların sadece bir yerel seçim başarısı olmadığını görmek zor değil. Ülkenin demokratik dokusu, merkezi otoritenin elinde yeniden şekillendiriliyor. Muhalefet partileri üzerinde kurulan mali baskılar ve yargı kuşatması, siyaset alanını her geçen gün daraltırken, Bengal gibi bir direniş kalesinin düşmesi, Hindistan’ın laik yapısı için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor.

Kutuplaşma ve Görünmeyen Tehlike

Seçim kampanyası boyunca kullanılan ayrıştırıcı dil, sadece oy toplamak için başvurulan bir retorik değil; toplumun temellerine yerleştirilen bir dinamit işlevi görüyor. Müslüman azınlıkların siyasal sistemin dışına itilme çabası, toplumsal barışı geri dönülemez bir şekilde tehdit ediyor. Seçmen listelerinden çıkarma süreciyle başlayan bu hamlenin, uzun vadede vatandaşlık yasalarıyla birleşerek milyonlarca insanı ‘hayalet vatandaşa’ dönüştürme riskini barındırdığı konuşuluyor. Hindistan’ın çoğulcu yapısı tarihin en büyük testlerinden birini verirken, Bengal’deki bu ‘sessiz devrim’ aslında çok daha büyük bir planın provası niteliğinde olabilir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir