Brüksel’in Dijital Kalesi Turizm Engeline Tosladı
Avrupa Birliği’nin yaklaşık on yıldır üzerinde titrediği, ‘modern ve aşılmaz’ bir dijital sınır hayaliyle kurguladığı Giriş-Çıkış Sistemi (EES), daha ilk büyük sınavında Yunanistan’ın pragmatik duvarına çarptı. 10 Nisan itibarıyla devreye giren ve üçüncü ülke vatandaşlarından parmak izi ile yüz biyometrisi almayı zorunlu kılan sistem, Atina yönetimi tarafından İngiliz turistler özelinde askıya alındı. Yunanistan, İngiliz pasaportu taşıyan ziyaretçilerini bu ‘teknolojik çileden’ muaf tutacağını açıklayarak, Brüksel’in kural kitabını adeta yırtıp attı.
Sistem Kuruldu Ama ‘Eski Usul’ Kazandı
Normal şartlarda yeni düzenleme, Schengen bölgesine giren her turistin biyometrik kiosklar önünde vakit geçirmesini gerektiriyordu. Ancak Atina, İspanya ve İtalya havalimanlarında yaşanan kaos dolu sahneleri, kaçırılan uçuşları ve kilometrelerce uzayan ‘dijital kuyrukları’ görünce frene basma kararı aldı. Yunanistan Ulusal Turizm Örgütü, İngiliz ziyaretçilerin pasaportlarının manuel olarak kontrol edilmeye ve geleneksel yöntemlerle damgalanmaya devam edeceğini duyurdu. Yani teknoloji devrimi, İngilizlerin tatil keyfi söz konusu olduğunda bir anda rafa kalktı.
Turizm Geliri Kurallardan Daha Ağır Bastı
Bu kararın arkasındaki itici güç, elbette romantik bir bağlılık değil, tamamen ekonomik bir gerçeklik. Yunanistan’ı ziyaret eden İngiliz turist sayısı, diğer tüm Avrupa dışı ülkelerin toplamını geride bırakıyor. Atina, turizm sezonunun en yoğun döneminde havalimanlarını birer bürokrasi laboratuvarına çevirip milyarlarca euroluk geliri riske atmak istemiyor. Amerikalılar ve Avustralyalılar biyometrik cihazların başında beklerken, İngilizler için özel şeritler ve hızlı geçiş imkanları hazırlanıyor. Bu durum, sistemin ‘herkese eşit uygulama’ iddiasını da derin bir ironiyle sarsıyor.
Brüksel Şaşkın: Yasal Çerçeve Zorlanıyor
Yunanistan’ın bu ‘vaha’ yaratma çabası Brüksel koridorlarında soğuk rüzgarlar estirdi. Avrupa Komisyonu, belirli bir ülke vatandaşına yönelik bu tür genel ve uzun süreli muafiyetlerin yasal bir dayanağı olmadığını hatırlatsa da, Atina şimdilik geri adım atacak gibi görünmüyor. Komisyon, aşırı yoğunluk durumunda ‘kısa süreli esneklik’ tanınabileceğini söylese de, Yunanistan’ın bu ‘yaz boyu geçerli’ muafiyeti, AB’nin dijital sınır bütünlüğünde şimdiden büyük bir gedik açmış durumda. Okuyucunun aklındaki soru ise net: Eğer kurallar turizm sezonuna göre esneyecekse, onca yatırım neden yapıldı?






