Krizin Gölgesinde Stratejik Yakınlaşma
26 Mart 2026 Perşembe günü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Romanya ziyareti, coğrafyamızın ne kadar kırılgan bir denge üzerine oturduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Romanya Başbakanı Bolojan tarafından karşılanan Kurtulmuş, bu ziyaretin 13 yıllık bir aradan sonra Meclis Başkanı düzeyinde gerçekleştiğini vurgularken, görüşmelerin gündemindeki maddeler, sıradan diplomatik temasların çok ötesinde bir aciliyet taşıyordu. Zira bu buluşma, Rusya-Ukrayna savaşının devam ettiği ve Orta Doğu’da İran-İsrail çatışmasının küresel ekonomiyi tehdit ettiği bir döneme denk geldi. İki ülke, Karadeniz havzasındaki istikrarsızlığa karşı omuz omuza durma gerekliliğini acil olarak masaya yatırdı.
Bölgesel Güvenlik ve Ekonomik Baskı
Görüşmelerin ana eksenini, bölgede artan jeopolitik riskler oluşturdu. Rusya-Ukrayna Savaşı, Karadeniz’deki tedarik zincirlerini ve enerji akışını felç etme riski taşırken, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik potansiyel saldırı hamleleri, Kurtulmuş’un ifadesiyle “çok büyük kırılmaların yaşanacağı” bir senaryonun eşiğindeydi. Kurtulmuş, bu gerilimin devam etmesi halinde petrol fiyatlarında yaşanacak yıkımın, savaşın kendisinden daha ağır olacağını net bir dille ifade etti. Bu görüşme, sadece Ankara ve Bükreş’in değil, tüm Avrupa’nın gelecekteki enerji güvenliği ve enflasyon riski açısından hayati önem taşıyan konuların ele alındığı bir zirve niteliğindeydi.
Ticaret Hacmi Hedefleri ve Vatandaşa Etkisi
Romanya, Türkiye için Avrupa’ya açılan kritik bir kapı olmasının yanı sıra, bölgesel enerji koridorlarının da merkezinde yer alıyor. Görüşmelerde, 13,5 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacminin kısa sürede 15 milyar dolara, orta vadede ise 20 milyar dolara çıkarılması hedefi netleştirildi. Bu rakamlar, sadece kağıt üzerindeki hedefler değil; her iki ülkenin vatandaşları için de somut ekonomik refah anlamına geliyor. Yeni yatırım ve ticaret anlaşmaları, bölgesel istikrarsızlığın yarattığı risklere karşı ekonomik bir tampon bölge oluşturma çabasının bir parçasıdır. Kurtulmuş’un da belirttiği gibi, 2024 yılında tesis edilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi mekanizması, bu hedeflere ulaşmak için atılmış en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Gelecek Perspektifi ve Stratejik Uyum
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın zamanda Romanya’ya yapacağı öngörülen ziyaret ve ikinci Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı planları, bu stratejik yakınlaşmanın tesadüfi olmadığını gösteriyor. Ankara ve Bükreş, sadece ekonomik işbirliklerini derinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda NATO içerisindeki konumlarını güçlendirerek, Karadeniz’deki yeni güç dengesi arayışında ortak bir vizyon belirliyor. Bu ittifak, bölgedeki enerji ve güvenlik risklerinin, sivil halkın refahını doğrudan tehdit ettiği bir ortamda, geleceğimiz yılların en önemli bölgesel ittifaklarından biri olmaya adaydır.






