MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0907 ▲ %0,12
EURO 53,5685 ▼ %0,05
ALTIN 6.586,98 ▼ %0,55

Akdeniz’de Şok Baskın: 18 Türk Aktivist Alıkonuldu

Akdeniz’in Ortasında Vicdan Kuşatması

İnsanlığın ortak vicdanını temsil eden ve Gazze’deki ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, Girit Adası açıklarında uluslararası hukuku derinden sarsan bir müdahaleyle karşı karşıya kaldı. 39 farklı ülkeden gelen yüzlerce gönüllünün bulunduğu filo, Yunanistan karasularına çok yakın bir mesafede İsrail savaş gemileri ve dronları tarafından abluka altına alındı. Operasyon sonucunda 21 tekneye el konulurken, aralarında 18 Türk vatandaşının da bulunduğu 175 aktivist alıkonularak belirsizliğe sürüklendi.

Yaşanan bu olay, sadece bir yardım filosuna yapılan müdahale değil, aynı zamanda Akdeniz’deki seyrüsefer serbestisine ve insani değerlere yönelik ağır bir darbe olarak nitelendiriliyor. Girit’in 54 mil batısında gerçekleşen bu baskın, sivil aktivistlerin hiç beklemediği bir noktada gerçekleşti. Aktivistler, her ne kadar Gazze yakınlarında bir engelleme bekleseler de, Avrupa kapılarında böylesine sert bir müdahaleyle karşılaşmanın şaşkınlığını ve öfkesini yaşıyor.

Tanıkların Dilinden O Korku Dolu Gece

Cactus ve Girolama isimli teknelerde bulunan Türk aktivistler Fatma Zengin ve Klinik Psikolog Mehmet Yasir Cebeci, baskın anlarını dehşetle anlattı. Dronların gökyüzünü kapladığı ve askeri gemilerin radarda belirdiği o anlarda, gönüllüler sadece can yeleklerini giyip beklemek zorunda kaldılar. Cebeci’nin ifadesiyle, yaşananlar tam anlamıyla bir ‘idrakin bittiği yer’di. Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen insanların tek amacı olan insani koridor açma çabası, kaba kuvvetle bastırılmaya çalışıldı.

Aktivistlerin anlatımları, baskının sadece fiziksel bir güç gösterisi olmadığını, aynı zamanda sivil halkın iradesini kırmaya yönelik psikolojik bir savaş olduğunu da gözler önüne seriyor. Ancak alıkonulan gönüllülerin kararlılığı, bu tür müdahalelerin bir inanç hareketini durdurmaya yetmeyeceğinin sinyallerini veriyor. Teknelerde tam karartma uygulayarak sabaha kadar bekleyen gönüllüler, vicdani sorumluluklarını yerine getirmenin huzuruyla bu zorlu süreci göğüslüyor.

Diplomatik Satranç ve Belirsiz Bekleyiş

Baskının ardından uluslararası arenada tansiyon hızla yükseldi. İsrail makamları, alıkonulan aktivistlerin Yunanistan ile yapılan bir anlaşma çerçevesinde Lasithi Limanı’na bırakılacağını açıklasa da, sürecin şeffaf yönetilmemesi aileleri ve destekçileri endişelendiriyor. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise olayı bir ‘arabuluculuk’ başarısı gibi sunmaya çalışarak, sivil aktivistlerin güvenli dönüşünü üstlendiğini iddia ediyor.

Dünya genelinde Türkiye, İspanya, İtalya ve Güney Afrika gibi pek çok ülke, bu hukuksuz müdahalenin derhal sonlandırılması çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan açıklamalarda, sınır tanımayan bu uygulamaların uluslararası düzeni tehdit ettiği vurgulandı. Özellikle sivil bir filonun uluslararası sularda hedef alınması, deniz hukukunun geleceği açısından karanlık bir tablo çiziyor.

Marmaris’ten Yeni Dalga Yola Çıkıyor

Yaşanan tüm bu baskılara ve alıkoymalara rağmen, Sumud Filosu’nun direnişi duracak gibi görünmüyor. Marmaris limanlarında hazırlıkları süren 15 yeni teknenin, en kısa sürede denize açılarak Akdeniz’deki mevcut filoya dahil olması planlanıyor. Bu tekneler sadece yardım malzemesi değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarını, öğretmenleri ve ekoloji aktivistlerini taşıyarak sivil dayanışmanın en güçlü örneğini sergileyecek.

Görünen o ki, Akdeniz suları önümüzdeki günlerde daha büyük bir hak mücadelesine sahne olacak. Uluslararası kamuoyunun gözü kulağı şimdi hem Girit’e bırakılması beklenen aktivistlerde, hem de Marmaris’ten kalkacak yeni umut gemilerinde. Vicdanın gücü ile askeri gücün bu büyük çarpışması, bölge siyasetinin ve insani yardımların geleceğini belirleyecek kritik bir eşik olma özelliğini koruyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir