MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9822 ▲ %0,02
EURO 53,5221 ▲ %0,31
ALTIN 6.599,09 ▲ %0,69

ABD İsrail’i Görüşmelerin Dışında Bıraktı

Bölgesel Öncelikler ve Değişen Dengeler

28 Şubat’ta başlayan ABD ve İsrail’in ortak askeri harekatıyla tırmanan İran savaşında yeni bir döneme girildi. Washington ile Tel Aviv arasındaki yakın müttefiklik ilişkisinin, sahadaki hedeflerin tam anlamıyla gerçekleşmemesi nedeniyle sarsıldığı belirtiliyor. Amerikan basınında yer alan iddialara göre, daha önce Beyaz Saray’daki kritik kararlarda başrol oynayan İsrail yönetimi, artık ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinin tamamen dışında tutuluyor.

Savaşın başlangıcında ABD Başkanı Donald Trump’ı ikna ederek askeri harekatın fitilini ateşleyen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, gelinen noktada karar alma mekanizmasından uzaklaştırıldı. New York Times’ın analizine göre, savaşın ilk günlerinde Washington’daki Durum Odası’nda alınan kararlara doğrudan etki eden İsrail liderliği, bugün Beyaz Saray’ın diplomatik adımlarından doğrudan bilgi alamıyor. Bu durumun arkasında ise hedeflenen nükleer programın tamamen durdurulması ve rejim değişikliği gibi stratejik amaçlara ulaşılamaması yatıyor.

Savaşın küresel enerji piyasalarına etkisi ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, Washington’ın önceliklerini değiştirmesine yol açtı. Enerji fiyatlarındaki ani yükseliş ve artan lojistik maliyetler nedeniyle Trump yönetimi, savaşı bir an önce diplomatik yollarla sonlandırma baskısı altında kaldı. ABD’nin bölgede yeni bir güvenlik mimarisi inşa etmeye odaklanması, İsrail’in sahadaki hareket alanını da daralttı. Trump’ın, Netanyahu’yu bir savaş ortağı olarak görse de barış ve müzakere sürecinde bir engel olarak değerlendirmeye başladığı belirtiliyor.

Bu süreçte İsrail’in rolü, eşit ortaklıktan adeta askeri bir taşeron konumuna geriledi. Özellikle petrol ve enerji tesislerinin hedef alınmaması konusunda Washington’dan doğrudan uyarı alan Tel Aviv, olası bir ateşkes sürecine dair neredeyse tamamen bilgisiz bırakıldı. İsrailli yetkililerin, kapalı kapılar ardında yürütülen ABD-İran temaslarını takip edebilmek için bölgedeki üçüncü ülkelerden ve yerel istihbarat ağlarından bilgi sızdırmaya çalıştığı ifade ediliyor. Bu durumun, İsrail kamuoyunda ve güvenlik bürokrasisinde ciddi endişelere yol açtığı gözleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir