Bilim dünyası sivrisinek kaynaklı bulaşıcı hastalıklarla mücadelede devrim niteliğinde, radikal bir adım atıyor. Yahoo News tarafından paylaşılan teknik detaylara göre, Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde eşi benzeri görülmemiş bir biyolojik operasyon için düğmeye basıldı. Laboratuvar ortamında özel bir işlemden geçirilen milyonlarca sivrisinek, doğal popülasyonun genetik zincirini kırmak amacıyla belirli fazlar halinde doğaya salınmaya başlandı.
Bakteri Yüklü Sivrisinekler Nasıl Çalışıyor?
Projenin teknik stratejisi, doğada kendiliğinden var olan ve ‘Wolbachia’ ismi verilen özel bir bakteriye dayanıyor. Bilim insanları, bu bakteriyi erkek sivrisineklere naklederek onları birer biyolojik araca dönüştürüyor. Wolbachia taşıyan erkek sivrisinekler doğadaki yabanıl dişi sivrisineklerle çiftleştiğinde, biyolojik bir engel ortaya çıkıyor. Bu birleşme sonucunda oluşan yumurtalar yaşayamıyor ve yeni nesillerin doğması engelleniyor. Böylece hedef alınan zararlı sinek popülasyonu, herhangi bir kimyasal ilaç kullanmadan tamamen doğal bir süreçle kontrol altına alınıyor.
ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) başta olmak üzere ilgili tüm federal kurumlardan resmi onayların alınmasıyla birlikte süreç resmen başladı. Planlama kapsamında toplamda 32 milyon sivrisinek, önümüzdeki iki yıla yayılan bir takvimle farklı bölgelere bırakılacak. Operasyon için özellikle geçmiş yıllarda Batı Nil Virüsü vakalarının yoğun şekilde rapor edildiği yüksek riskli lokasyonlar seçildi. Bu stratejik bölgelerdeki enfeksiyon riskinin kalıcı olarak minimize edilmesi hedefleniyor.
Proje süresince bilim insanları sahadaki verileri anlık olarak yüksek teknolojili dijital sistemler üzerinden takip edecek. Uzmanlar, bu benzeri görülmemiş biyolojik programın halk sağlığına sağlayacağı faydalar ile yerel ekosistemin hassas dengesine yapabileceği olası etkileri kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. Sivrisineklerin tamamen ortadan kaldırılması yerine, popülasyonun kontrol edilebilir seviyelere çekilmesi amaçlanırken, bu yöntemin diğer haşere türleri için de bir model olup olmayacağı merakla bekleniyor. Saha çalışmaları, biyoteknolojik müdahalelerin gelecekteki sınırlarını belirleyecek nitelikte kritik veriler sunacak.
Kaynak: Hürriyet






