MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0898 ▲ %0,12
EURO 53,7037 ▲ %0,21
ALTIN 6.616,59 ▼ %0,10

168 Çocuğun Babası! Bedava Sperm Dağıtan Emekli

Bu Adamın 168 Çocuğu Var: Sokak Sokak Gezip Sperm Dağıtıyor

Sokakta kime sorsanız ‘yok artık’ der ama Clive Jones için bu bir yaşam biçimi haline gelmiş. Emekli bir matematik öğretmeni düşünün; elinde çantası, arabasıyla kapı kapı geziyor. Ama derdi özel ders vermek değil, çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara ücretsiz sperm bağışı yapmak. Şaka gibi değil mi? Tam 12 yıldır yollarda ve iddiasına göre tam 168 çocuğun biyolojik babası oldu. Evindeki şömine rafı çocuklarının fotoğraflarıyla dolu ama asıl büyük resim o rafın çok ötesinde, ülkenin her yerinde büyüyen koca bir ordu gibi saklı.

Peki, bir insan neden böyle bir riski göze alır? Clive’ın hikayesi 2014 yılında bir gazete haberiyle başlıyor. O günden beri durmuyor. Kendi eşiyle bile bu meseleler yüzünden yollarını ayırmış ama o hala ‘İnsanlara yardım ediyorum’ diyerek kendini savunuyor. Üstelik bu işi tamamen bedava yapıyor. Evet, yanlış duymadınız; kuruş para talep etmiyor. Tek isteği, kadınların en verimli günlerini takip etmesi. Bir şırınga, bir mesaj ve işte yeni bir hayatın başlangıcı. Ama işin perde arkası göründüğü kadar masum mu, orası tam bir muamma.

Hastaneler El Yakıyor, Vatandaş Çaresiz Kalınca Risk Alıyor

Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım. Neden kadınlar profesyonel bir klinik yerine, Facebook’tan buldukları bir emekli öğretmenin kapısını çalıyor? Cevap çok basit ama bir o kadar da acı: Para. Modern dünyada bir tüp bebek tedavisi veya resmi sperm bankası kullanmanın maliyeti 1.500 sterlini, yani binlerce lirayı bulabiliyor. Üstelik aylar süren bekleme listeleri, bitmek bilmeyen bürokratik engeller ve katı kurallar insanları canından bezdirmiş durumda. İnsanlar çaresiz kalınca, ‘ücretsiz’ kelimesi tüm risklerin üzerini örten dev bir perdeye dönüşüyor. Clive da tam bu noktada devreye giriyor; hızlı, ücretsiz ve prosedürsüz bir çözüm sunuyor.

Tıbbi ve Hukuki Bir Saatli Bomba Üzerinde Yaşıyoruz

Uzmanlar ise bu tablo karşısında adeta saç baş yoluyor. Doktorlar bas bas bağırıyor: ‘Bu yöntem ölümcül olabilir!’ diye. Neden mi? Çünkü resmi kliniklerde sperm bağışçıları HIV’den hepatite, genetik hastalıklardan cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara kadar her türlü testten geçiyor. Clive ise sadece ‘Ben sağlıklıyım, eşimden başkasına bakmadım’ diyor. Ama bilim öyle demiyor. Yaş ilerledikçe spermdeki genetik mutasyon riski tavan yapıyor; bu da bebekte otizm veya şizofreni riskini artırıyor. Clive ise şu an 70’ine merdiven dayamış durumda ve biyolojik saati çoktan alarm veriyor.

Daha da korkutucu olanı ise ‘biyolojik kaos’ riski. Düşünsenize, aynı bölgede birbirini tanımayan onlarca kardeş yaşıyor. Yarın bir gün bu çocukların yolları bir okulda, bir kafede kesişirse ve birbirlerine aşık olurlarsa ne olacak? Uzmanlar, tek bir bağışçının en fazla 10 aileye bağış yapması gerektiğini söylerken, Clive bu sınırı çoktan 16 kat aşmış durumda. Hukuki tarafı ise tam bir kördüğüm. 18 yaşına gelen her çocuk Clive’ın kapısını çalıp nafaka veya miras talep edebilir. Clive ise ‘Ben sadece donörüm’ diyerek sıyrılmaya çalışıyor ama yasalar önünde bu işin şakası yok. Bu kontrolsüz ‘iyilik’ hali, gelecekte devasa bir toplumsal travmaya dönüşecek gibi görünüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir