Ankara Pazarlarında Sessiz Bekleyiş Hakim
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, Ankara’nın nabzının attığı yerlerden biri olan Keçiören Ovacık Hayvan Pazarı’nda hareketlilik başladı ancak bu yılın manzarası alışılmışın çok dışında. Geçmiş yıllarda binlerce hayvanın getirildiği, iğne atsan yere düşmeyen o devasa alanda bu kez derin bir sessizlik ve boşluk göze çarpıyor. Üreticiler çadırlarını kurdu, hayvanlarını görücüye çıkardı; fakat hem satıcının hem de alıcının yüzü gülmüyor. Ankara’nın bürokratik koridorlarında her şey yolunda görünse de sahadaki gerçek, rakamların çok ötesinde bir geçim mücadelesini işaret ediyor.
Besicinin Gündemi: Bir Torba Yem Bin Lira
Pazara Erzurum ve Yozgat gibi hayvancılığın kalbi olan illerden gelen üreticilerin ortak dert yandığı konu, katlanan maliyetler. Geçtiğimiz yıl 600 lira civarında olan bir torba yemin fiyatı bu yıl 1000 lira barajını aşmış durumda. Bir büyükbaş hayvanın günlük yem tüketimi hesaplandığında, sadece bir hayvanın aylık bakım maliyeti 25 bin ile 30 bin lira arasında değişiyor. Hal böyle olunca, büyükbaş hayvanların satış fiyatları 200 bin liradan başlayıp 600 bin liraya kadar tırmanıyor. Üretici, “Biz de isteriz ucuz verelim ama cebimizden gidiyor” diyerek içine düştüğü çıkmazı özetliyor.
Çadır Sayısındaki Çarpıcı Düşüş
Pazardaki en çarpıcı veri ise kurulan çadır sayısındaki devasa azalma. Yozgatlı bir üreticinin verdiği bilgilere göre, daha önceki yıllarda aynı alanda 700 ile 1000 arasında çadır kurulurken, bu yıl bu rakam sadece 60’ta kalmış durumda. Bu durum, Anadolu’daki küçük ve orta ölçekli üreticinin yavaş yavaş piyasadan çekildiğinin en somut göstergesi olarak kabul ediliyor. Besiciler, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle hayvancılığın artık yapılamaz hale geldiğini, bu gidişle birkaç yıl içinde pazarın tamamen boş kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Emeklinin Kurban İkramiyesi Çıkmazı
Pazarın diğer tarafında ise bütçesine uygun kurbanlık arayan ancak hayal kırıklığıyla dönen vatandaşlar var. Özellikle emekliler için durum oldukça ağır. Bayram ikramiyesi olarak ödenen 4 bin liranın, 400 bin liralık bir tosunun veya fiyatı katlanan küçükbaşların yanında sembolik kaldığı ifade ediliyor. Pazarı gezen emekli vatandaşlar, değil kurban kesmek, pazarın yanından geçmenin bile zorlaştığını dile getiriyor. Bir emeklinin “Verilen ikramiyenin üzerine bir o kadar daha eklesek bile bir koyun almak hayal oldu” sözleri, dar gelirlinin bu bayramdaki burukluğunu gözler önüne seriyor. Ankara sokaklarında konuşulan tek konu, artık geleneksel ritüellerin bile bir lüks haline gelmiş olması.






