Ankara’da Yeni Havalimanı Tartışması Büyüyor
Ankara Etimesgut Askeri Hava Meydanı’nın sivil ve uluslararası uçuşlara açılarak “Ankara Havalimanı” adını alması, başkentte büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Siyasi kanattan gelen açıklamalar, projenin sadece bir ulaşım yatırımı olmadığını, aynı zamanda kentin hayati sağlık ve tahliye altyapısını da doğrudan etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Özellikle acil durum hastaları, askeri yaralı nakli kolları ve afet lojistiği konusundaki belirsizlikler derin endişe yaratıyor.
Askeri Sağlık Zinciri Kırılma Noktasında mı?
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, konuyu gündeme taşıyarak çok kritik sorular sordu. Etimesgut’ta konuşlu olan 11’inci Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, sadece askeri uçuşların yapıldığı bir merkez değil. Burası, Türkiye’nin en zorlu dönemlerinde yaralı tahliyesi, afet sonrası acil destek ve hava ambulans hizmetlerinin merkezi olarak görev yapıyor. Havalimanının sivil trafiğe açılmasıyla birlikte, ambulans uçakların koordinasyonunun ve acil savaş cerrahisi hastalarının sevk süreçlerinin nasıl etkileneceği merak ediliyor.
Geçmişteki Kritik Rolü ve Gelecek Belirsizliği
Geçmişte yaşanan büyük depremler ve sınır ötesi askeri operasyonlar sırasında Etimesgut’tan kalkan hava ambulanslarının taşıdığı canlar düşünüldüğünde, bu üssün önemi daha net anlaşılıyor. Yara bakım ünitelerinden travma cerrahisine kadar uzanan askeri sağlık lojistiği, sivil uçuşların getireceği yoğunluk nedeniyle aksama riskiyle karşı karşıya kalabilir. Sivil havacılık kuralları ile askeri acil durum protokollerinin aynı pistte nasıl uyumlandırılacağı teknik bir bilmece olarak duruyor.
Vatandaş Bu Değişimden Nasıl Etkilenecek?
Havalimanının sivil uçuşlara açılması kağıt üstünde başkentin ulaşım kapasitesini artıracak gibi görünse de, halkın bu tesisten nasıl yararlanacağı belirsizliğini koruyor. Tarifeli seferlerin yapılıp yapılmayacağı, uçuşların hangi sıklıkta olacağı henüz netleşmedi. Bunun yanında, askeri yaralı nakil zincirinin bozulması durumunda bölgedeki büyük hastanelerin acil servis entegrasyonunun nasıl sürdürüleceği de tıp çevrelerinde ciddi bir soru işareti oluşturuyor.
Stratejik Birikim Risk Altında mı?
Hava üslerinin kapasitesi sadece pistlerden ibaret değildir. Yıllar süren eğitimler, lojistik altyapı ve yetişmiş askeri tıp personeliyle kurulan bu sistemin zayıflatılması, kritik anlarda saniyelerin bile önemli olduğu hayat kurtarma operasyonlarını sekteye uğratabilir. Kamuoyunun sadece yeni bir havalimanı açılışıyla yetinmemesi, bu stratejik sağlık ve güvenlik tahliye zincirinin nasıl korunacağına dair yetkililerden net yanıtlar talep etmesi gerekiyor.
Kaynak: Bizimankara






