Aksaray Meydanı’nda 23 Nisan Rüzgarı Esti
Aksaray 15 Temmuz Milli İrade Meydanı bugün iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalığa ev sahipliği yaptı. Sadece protokolün değil, sokağın, çocukların ve geleceğinden endişe eden ailelerin sesinin yükseldiği bir gün yaşadık. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarında coşku kadar, sokağın gerçek dertleri de masaya yatırıldı. Çelenk sunma töreninin ardından CHP Aksaray İl Başkanı Bilal Özdemir’in açıklamaları, sadece bir kutlama mesajı değil, adeta bir kurtuluş reçetesi gibi meydanda yankılandı. Vatandaşın gözü kulağı, çocuklarının geleceğine dair verilecek müjdelerdeydi.
Egemenlik Kayıtsız Şartsız Kimin?
1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla ilan edilen halk iradesi, bugün Aksaray meydanında yeniden hatırlatıldı. Bilal Özdemir, demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını, her bir vatandaşın ve özellikle de geleceğimiz olan çocukların haklarının korunması gerektiğini vurguladı. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözünün altının doldurulması gerektiğini ifade eden Özdemir, Cumhuriyet’in temel vizyonunun çocukları en yüksek standartlarda yaşatmak olduğunu hatırlattı. Ancak meydandaki kalabalığın asıl ilgisini çeken, çocukların içinde bulunduğu zorlu yaşam koşullarına yönelik getirilen somut çözüm önerileri oldu.
Okullarda Ücretsiz Yemek ve Temiz Su Dönemi Başlıyor mu?
Sokağın en büyük derdi geçim, anne babaların en büyük korkusu ise çocuklarının okulda aç kalması. İşte tam bu noktada Özdemir, CHP tarafından hazırlanan 23 maddelik ‘Çocuklar İçin Sağlıklı, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifestosu’nu açıkladı. Bu maddelerin en başında, her öğrenciye okulda ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması geliyor. Bugünün ekonomik şartlarında bir çocuğun beslenme çantasını doldurmakta zorlanan veliler için bu madde, kutlamanın en önemli müjdesi oldu. Eğitim sisteminin sadece bilimsel değil, aynı zamanda kamusal ve parasız olması gerektiği vurgusu meydandaki vatandaşlardan tam not aldı.
Sözleşmeli Öğretmenliğe Son, Güvenli Okullara Merhaba
Eğitimdeki kanayan yara olan ‘ücretli öğretmenlik’ sistemi de unutulmadı. Bilal Özdemir, bu sistemin tamamen kaldırılarak kadrolu öğretmen sistemine geçilmesi gerektiğini belirtti. Bunun yanı sıra, okullarda artan şiddet olaylarına karşı uzman güvenlik personeli istihdamı ve her okulda bir sağlık görevlisi ile psikososyal destek birimi kurulması önerisi, çocuklarını her sabah endişeyle okula gönderen aileler için bir nefes oldu. Okulların sadece dört duvar değil, çocukların her türlü kriz ve afete karşı korunacağı en güvenli limanlar haline getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Çocuk İşçiliği ve Yoksullukla Topyekün Mücadele
Konuşmanın en çarpıcı kısımlarından biri de çocuk işçiliği ve yoksulluk üzerineydi. Sokaktaki insanın en çok içini sızlatan görüntü olan, okulda olması gerekirken sanayide veya tarlada çalışan çocuklar için sosyal hizmet reformu çağrısı yapıldı. Özdemir, çocuk yoksulluğunun bir kader olmadığını, devletin erken müdahale sistemleriyle bu çocuklara el uzatması gerektiğini söyledi. Akran zorbalığından bağımlılıkla mücadeleye kadar geniş bir yelpazede sunulan bu vaatler, 23 Nisan’ı sadece bir tören günü olmaktan çıkarıp, bir toplumsal sözleşme haline getirdi. Aksaraylılar, bayram sevincini yaşarken bir yandan da daha yaşanabilir bir Türkiye’nin kapılarının nasıl aralanacağını dinledi.






