Şehir Nüfusunu Altıya Katlayan Hasta Trafiği
Aksaray’ın en büyük sağlık kalesi olan Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bugünlerde tıbbi başarılarından ziyade akılalmaz bir yoğunlukla gündemde. Şehrin toplam nüfusu 440 bin civarındayken, hastaneye bir yıl içinde yapılan giriş sayısı 2 milyon 600 bini aşarak yeni bir rekor kırdı. Bu tabloya bakıldığında, kentteki her bireyin yıl içerisinde en az 6 kez hastaneye gitmiş olması gerekiyor. Ancak kazın ayağı hiç de öyle değil. Vatandaşlar, bu yoğunluğun arkasında yatan asıl nedenin ‘hastalık hastası’ olan ve gereksiz yere sistemi meşgul eden kişiler olduğunu belirterek isyan ediyor.
Randevu Alamayan Vatandaş Kan Ağlıyor
Hastaneye gerçekten ihtiyacı olan, günlerce MHRS başında nöbet tutan ama bir türlü boş randevu bulamayan Aksaraylılar için durum artık çekilmez bir hal aldı. ‘İşe gidiyoruz, vergi veriyoruz ama hastaneye giremiyoruz’ diyen vatandaşlar, polikliniklerin önündeki bitmek bilmeyen kuyruklardan şikayetçi. İstatistiklere göre binlerce kişi yıl boyunca hastanenin kapısından dahi geçmezken, bir kesimin yılda 30-40 defa farklı polikliniklere giriş yaptığı iddia ediliyor. Bu durum, sağlık sisteminin adaletli işleyişine gölge düşürürken, gerçekten şifa bekleyen hastaların hakkının gasp edilmesine yol açıyor.
Acil Servisler ‘Misafirhane’ Gibi Kullanılıyor
Hastanenin sadece poliklinikleri değil, acil servisi de alarm veriyor. Bir hastanın yanında refakatçi olarak gelen 3-4 kişi, hem sağlık çalışanlarının işini zorlaştırıyor hem de içerideki oksijeni tüketiyor. Otoparkta yer bulmak zaten mucize haline gelmiş durumda. Mesai dışı poliklinik hizmetleri bile bu devasa yükü eritmeye yetmiyor. Sokaktaki vatandaşın feryadı net: ‘Birileri hastaneden çıkmıyor diye biz dışarıda ölüyoruz.’ Bu kontrolsüz girişlerin sadece hastane yönetiminin çabasıyla çözülemeyeceği, daha köklü bir denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulduğu açıkça görülüyor.
Bakanlığa Çağrı: ‘Hastalık Hastaları’ Tespit Edilsin
Peki, bu tıkanıklık nasıl aşılacak? Aksaraylılar, Sağlık Bakanlığı’nın devreye girmesini ve TC kimlik numaraları üzerinden yapılan girişlerin sıkı takibe alınmasını istiyor. Tıbbi bir zorunluluk olmaksızın, alışkanlık gereği veya en küçük bir sorunda hastaneyi meşgul edenlerin sistem üzerinden filtrelenmesi gerektiği savunuluyor. Eğer bir şehirde nüfusun 6 katı kadar muayene yapılıyorsa, burada tıbbi bir krizden ziyade yönetimsel ve toplumsal bir sorun var demektir. Gerçek hastaların mağduriyetinin giderilmesi için ‘gereksiz başvuruların’ önüne geçecek caydırıcı önlemlerin alınması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda.






