Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkenin dört bir yanındaki kütüphane, kitap ve okuyucu sayılarına dair en son verileri kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi rakamlar, Aksaray’ın kültürel altyapısı ve okuma alışkanlıkları konusunda ciddi bir alarm verdiğini gözler önüne seriyor. Komşu illerle yapılan kıyaslamalar, kentteki kültürel durağanlığın boyutunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
Komşu İllerin Çok Gerisinde Kaldı
TÜİK verilerine göre Aksaray; Niğde, Nevşehir, Kırşehir ve Kırıkkale gibi benzer ölçekteki çevre illerle kıyaslandığında kitap sayısı bakımından listenin en son sırasında yer aldı. Kütüphanelerden aktif olarak yararlanan kişi sayısında ise sadece Kırşehir’i geride bırakabilen Aksaray, sondan ikinci sıraya yerleşerek hayal kırıklığı yarattı. Kent genelinde toplamda sadece 7 halk kütüphanesi bulunuyor. Bu kütüphanelerde kayıtlı kitap sayısı 89 bin 845 olarak açıklanırken, üye sayısı ise 43 bin 892 seviyesinde kaldı. 2025 yılı sonu itibarıyla bu tesislerden toplam yararlanan kişi sayısı 171 bin 347 olarak kayıtlara geçti.
Eğitim Kurumları da Tabloyu Kurtaramıyor
Okul ve üniversite kütüphanelerindeki istatistikler işin içine dahil edildiğinde toplam kitap ve ziyaretçi sayılarında bir miktar artış gözlense de, bu durum karamsar tabloyu değiştirmeye yetmiyor. Uzmanlar, genç nüfusun yoğun olduğu Aksaray’da okuma kültürünün her geçen yıl daha da geriye gittiğine dikkat çekiyor. Halkın kitapla olan bağının bu denli zayıf olması, kentin gelecekteki entelektüel ve sosyal gelişimi üzerinde soru işaretleri yaratıyor.
Dijitalleşme Bahane mi, Gerçek mi?
Kütüphanelere olan ilginin azalmasının arkasında yatan en büyük etkenlerden biri olarak dijital kütüphanelere erişimin kolaylaşması ve internet üzerinden yapılan hızlı araştırmalar gösteriliyor. Ancak komşu illerin aynı teknolojik imkanlara sahip olmasına rağmen Aksaray’dan çok daha yüksek okuma ve kitap sayılarına ulaşması, bu argümanın tek başına yeterli olmadığını kanıtlıyor. Yerel yönetimlerin, gençleri ve çocukları kütüphanelere çekecek modern, sosyal ve interaktif alanlar oluşturma konusundaki yetersizliği, bu tablonun asıl sorumlusu olarak öne çıkıyor. Fiziki kütüphanelerin sadece sessiz birer çalışma salonu olarak görülmesi yerine yaşayan birer kültür merkezine dönüştürülmesi gerekiyor.
Kaynak: Aksaray68 haber






