Tarım ve hayvancılığın başkenti olarak anılan Aksaray, sektörde yaşanan derin ekonomik krizlere ve maliyet artışlarına rağmen büyükbaş hayvan varlığıyla Türkiye genelinde üst sıralardaki yerini koruyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, kayıtlı 363 bin 574 büyükbaş hayvan ile listenin 12’nci sırasında yer alan Aksaray, üretimdeki direncini sürdürürken, sektörün içindeki yapısal dönüşüm dikkat çekici boyutlara ulaştı. Bir dönem 400 bin barajını aşan hayvan sayısındaki düşüş, özellikle küçük aile işletmelerinin maliyet baskısı altında ezilerek sektörden çekilmek zorunda kalmasıyla açıklanıyor.
Küçük İşletmeler Kapanıyor, Endüstriyel Çiftlikler Büyüyor
Aksaray hayvancılığında son yıllarda gözlemlenen en büyük değişim, geleneksel aile tipi işletmelerin yerini büyük endüstriyel tesislere bırakması oldu. Yem fiyatlarındaki fahiş artışlar ve süt fiyatlarının işletme maliyetlerini karşılayamaması, mandıraların birer birer boşalmasına neden olurken, büyük ölçekli yatırımlar bu süreci kapasite artırımıyla dengelemeye çalışıyor. Yerel üreticiler, süt sığırı yetiştiriciliğinde dev tesislerin kurulmaya devam ettiğini ancak küçük üreticinin desteklenmemesi durumunda kırsal nüfusun hızla şehirlere kayacağı uyarısında bulunuyor. Sektör temsilcileri, kayıtlı hayvan sayısındaki düşüşe rağmen elde edilen 12’ncilik derecesinin stratejik bir başarı olduğunu savunurken, verilerin güncelliği konusunda da bazı çekinceler dile getiriliyor. Kesime giden hayvanların küpe düşümlerinin zamanında yapılmaması, istatistiklerdeki rakamların gerçek tabloyu tam yansıtmadığı iddialarını da beraberinde getiriyor.
Su Sorunu ve İthalat Baskısı Üretimi Tehdit Ediyor
Aksaray’ın hayvancılıkta yaşadığı darboğazın tek nedeni ekonomik maliyetler değil. İç Anadolu Bölgesi’nin kronik sorunu olan su yetersizliği, tarımsal üretimle doğrudan bağlantılı olan hayvancılığı da çıkmaza sürüklüyor. Mera alanlarının daralması ve kaba yem üretimindeki su ihtiyacının karşılanamaması, üreticileri dışa bağımlı hale getirirken üretim maliyetlerini ikiye katlıyor. Öte yandan, kontrolsüz ithalat hamlelerinin yerli besiciyi piyasada rekabet edemez hale getirdiği vurgulanıyor. Bölgedeki üreticiler, su sorununun modern sulama sistemleriyle çözülmesi ve girdi maliyetlerinin kontrol altına alınması durumunda Aksaray’ın kısa sürede 500 bin hayvan sınırını zorlayabileceğine dikkat çekiyor. Güneydoğu Anadolu’daki hayvan varlığının iklim ve lojistik nedenlerle azalmasıyla birlikte, İç Anadolu’nun Türkiye’nin gıda güvenliği açısından bir ‘sigorta’ rolü üstlendiği görülüyor. Aksaray, yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’nin hayvancılık lokomotiflerinden biri olma unvanını korumak için direniyor.






