MENÜ
09 Haziran 2026 Salı
DOLAR 46,1240 ▲ %0,03
EURO 53,2905 ▲ %0,14
ALTIN 6.421,98 ▲ %0,04

Ameliyatsız Kanser Tedavisi: Bıçak Altına Yatmak Bitiyor

Sindirim sistemi rahatsızlıkları yaşayan pek çok kişi için cerrahi müdahale süreci endişe verici olabiliyor. Ancak tıp dünyasındaki teknolojik gelişmeler, erken evre kanser ve poliplerin tedavisinde yeni bir dönem başlatıyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Önder Ekmen, Endoskopik Mukozal Rezeksiyon (EMR) adı verilen yöntemle hastaların ameliyat masasına yatmadan sağlığına kavuşabildiğini belirtiyor. Bu yöntem, sindirim sisteminin iç yüzeyinde oluşan anormal dokuların gelişmiş endoskopik cihazlar yardımıyla tamamen temizlenmesini sağlıyor.

EMR uygulaması özellikle kolon polipleri ve mide kanserinin başlangıç safhalarında hayati bir rol üstleniyor. Barrett özofagusu gibi riskli durumlarda da tercih edilen bu işlemde temel hedef, hastalıklı bölgeyi vücuda büyük bir kesi atmadan ortadan kaldırmaktır. Klasik cerrahiye göre sunduğu avantajlar hastaların yaşam kalitesini doğrudan artırırken, operasyon korkusunu da tarihe gömüyor. Modern tıbbın sunduğu bu imkan sayesinde, eskiden büyük cerrahi müdahaleler gerektiren pek çok vaka artık çok daha kısa sürede çözüme ulaşıyor.

EMR Yöntemi Nasıl Uygulanıyor ve Kimlere Uygun?

İşlem sırasında endoskop denilen ince ve esnek bir tüp kullanılıyor. Ağız veya makat yoluyla lezyonun bulunduğu bölgeye ulaşan uzmanlar, dokunun altına özel bir sıvı enjekte ediyor. Bu sıvı sayesinde lezyon zeminden yukarı doğru kabarıyor ve özel bir tel halka yardımıyla tek parça halinde çıkarılıyor. Ortalama 20 ile 60 dakika süren bu işlem sonrasında hastaların büyük bir kısmı aynı gün taburcu edilerek evine dönebiliyor. Bu hız ve konfor, hastaların iş ve sosyal yaşamlarına ara vermeden devam etmesine olanak tanıyor.

Yöntemin en büyük kazanımı, hastanın iyileşme süresini en aza indirmesi olarak öne çıkıyor. Kesik olmadan gerçekleştirilen bu minimal invaziv operasyon, enfeksiyon ve ağır cerrahi komplikasyon risklerini de ciddi oranda düşürüyor. Ancak her tıbbi girişimde olduğu gibi EMR’de de kanama veya nadiren bağırsak duvarında delinme gibi düşük ihtimalli riskler bulunabiliyor. Uzmanlar, bu risklerin deneyimli merkezlerde oldukça seyrek görüldüğünü ve kontrol altına alınabildiğini ifade ediyor.

Tedavi sonrası dönemde ise hastaların dikkat etmesi gereken kritik noktalar bulunuyor. İlk birkaç gün hafif gıdalarla beslenmek, doktorun reçete ettiği ilaçları aksatmamak ve periyodik kontrolleri ihmal etmemek tedavinin kalıcı başarısını pekiştiriyor. Unutulmamalıdır ki EMR her hasta için tek başına yeterli olmayabilir. Kanserin çok derin dokulara yayıldığı vakalarda hala klasik cerrahi yöntemler en güvenli seçenek olarak kalmaya devam ediyor. Bu nedenle sindirim sistemi taramalarını düzenli yaptırmak, erken teşhis fırsatını yakalamak adına kritik önem taşıyor.

Kaynak: Haber Optimum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir