MENÜ
09 Haziran 2026 Salı
DOLAR 46,1210 ▲ %0,03
EURO 53,3606 ▲ %0,26
ALTIN 6.417,01 ▼ %0,04

Okullarda Kan Durmuyor: Ereğli’de Eğitim Şehitleri İsyanı

Eğitim Kurumları Şiddetin Pençesinde

Bir ülkenin geleceğini inşa eden öğretmenler, sınıflarda kara tahta önünde değil, sokak ortasında veya okul koridorlarında can veriyorsa o sistem çoktan çökmüş demektir. Konya Ereğli’de yükselen ses, sadece bir sendikanın feryadı değil; sahipsiz bırakılan, itibarsızlaştırılan ve şiddetin hedefi haline gelen binlerce eğitimcinin haklı isyanıdır. Kahramanmaraş ve Siverek’ten gelen kara haberler, bardağı taşıran son damla oldu. Artık kimse ‘münferit olay’ masalına inanmıyor; okullar korumasız, öğretmenler hedef tahtasında.

Sessiz Çığlık Sokaklara Taştı

Türk Eğitim-Sen Konya Ereğli Temsilciliği, yaşanan vahşete karşı sessiz kalmayarak Atatürk Anıtı önünde dev bir protesto düzenledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören, aslında bir yasın değil, bir uyanışın habercisiydi. Türk Eğitim-Sen Ereğli Başkanı Baykal Sert’in açıklamaları, eğitim camiasının ne kadar büyük bir öfke ve çaresizlik içinde olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Sert, okullardaki güvenlik zafiyetinin ve artan şiddet olaylarının artık katlanılamaz bir boyuta ulaştığını vurgularken, devletin bu konuda attığı adımların yetersizliğini açıkça yüzümüze çarptı. Kimse eğitim camiasını sahipsiz sanmasın uyarısı, sadece bir slogan değil, bir varoluş mücadelesinin ilanıdır.

Kanayan Yara: Caydırıcılıktan Uzak Yasalar

Öğretmene el kaldırmanın ‘basit bir darp’ vakası olarak görüldüğü, öğrencinin öğretmene, velinin okula baskın yaptığı bir iklimde eğitim yapılamaz. Bugün okullarımızda ne öğretmen güvende ne de öğrenci. Siverek ve Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden eğitim şehitleri, bu güvenlik boşluğunun en acı kurbanlarıdır. Sadece basın açıklaması yapmak yetmez; meclis çatısı altında eğitimde şiddeti durduracak, faillere en ağır cezaları getirecek yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir. İtibarsızlaştırma politikaları devam ettiği sürece, kağıt üzerindeki reformların hiçbir hükmü olmayacaktır. Aksi takdirde, her geçen gün yeni bir şehit haberiyle sarsılmaya devam edeceğiz.

Anıttan Camiye Matem Yürüyüşü

Açıklamaların ardından kalabalık, ellerinde karanfillerle Atatürk Anıtı’ndan Uğurlu Camii’ne kadar sessiz bir matem yürüyüşü gerçekleştirdi. Bu yürüyüş, aslında bir toplumun kendi geleceğine sahip çıkma çabasıydı. Cuma namazı sonrasında dağıtılan lokmalar, kaybedilen canların ruhuna okunurken, akıllarda tek bir soru vardı: Bir sonraki kurban kim olacak? Eğitimciler artık korunmak için kendi başlarının çaresine mi bakmak zorunda kalacak? Bu tablo, modern Türkiye’nin utanç vesikasıdır ve bu vebal, sessiz kalan herkesin boynundadır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir