Sadece Rakamlar Değil, Kelimeler De Kazandırır
Ekonomi sadece borsa ekranlarındaki yeşil kırmızı oklardan ibaret değildir dostlar. Bir şehrin, bir ülkenin asıl sermayesi, o toprakların bağrından çıkan kültürel değerlerdir. Bugün size, sessiz sedasız ama bir o kadar da gür bir sesle kazanılan bir zaferden bahsedeceğim. Türkiye genelinde düzenlenen, sadece hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerin kabul edildiği o meşhur yarışmadan bahsediyorum. Hani şu ‘geleneksel olanı yaşatalım’ diyerek yola çıkan ama aslında milli kimliğimizin tapusunu tescilleyen organizasyon. Bu yıl tam 651 eser katılmış. Şaka değil, 651 farklı kalem, 651 farklı yürek… Ve bu devasa rekabetin içinden Karaman’ın evladı İbrahim Şaşma, yine alnının akıyla çıktı.
Geleneksel Mirasın Piyasa Değeri Ölçülemez
Şimdi birileri çıkıp ‘Yahu şair ödül almış, ekonominin neresinde bu?’ diyebilir. Bak kardeşim, olay tam da burada başlıyor. Bir şehrin markalaşması, o şehrin sadece sanayi sitesiyle veya tarım rekoltesiyle olmaz. Karaman, Karamanoğlu Mehmet Bey’den bu yana ‘Türk dilinin başkenti’ unvanını boşuna taşımıyor. İbrahim Şaşma’nın kazandığı bu ödül, aslında Karaman’ın entelektüel sermayesine eklenen koca bir artıdır. Biz beton döküp bina yapmayı yatırım sanıyoruz ama asıl yatırım, bu kadim dili hece hece işleyip geleceğe taşımaktır. Hece ölçüsü dediğin şey, bu toprakların genetik kodudur. O kodu kaybedersen, yarın ithal kelimelerle, ithal fikirlerle ekonomini de yönetemezsin.
İbrahim Şaşma: Karaman’ın Kültürel Elçisi
İbrahim Şaşma ismi artık Karaman sınırlarını çoktan aştı. Kendisi kazandığı her ödülü memleketine ithaf ederek aslında şunu söylüyor: ‘Bu toprakların mayasında şiir var, sanat var, emek var.’ 651 eser arasından sıyrılıp gelmek, öyle her babayiğidin harcı değil. Bu başarı, genç kalemler için de bir nevi ‘girişimcilik’ dersidir. Pes etmeden, geleneğe yaslanarak ama yeniliği de ıskalamadan nasıl zirveye çıkılır, Şaşma bunu gösteriyor. Karaman’ın tarih boyunca yetiştirdiği şair ve yazarlar, bu şehrin en kıymetli hazineleridir. Altın madeninden daha değerlidir bu insanlar; çünkü maden biter ama bu edebi miras nesilden nesile değer kazanarak devredilir.
Geleceğe Bırakılan En Büyük Miras
Şunu iyi anlamak lazım: Kültürel derinliği olmayan bir toplumun ekonomik kalkınması saman alevi gibidir, çabuk söner. Eğer bugün Karaman’ın adını edebiyat dünyasında en prestijli kürsülerde duyuyorsak, bu bir tesadüf değildir. Bu, köklü bir birikimin, disiplinli bir çalışmanın ve en önemlisi de bu topraklara olan aidiyet hissinin sonucudur. İbrahim Şaşma’nın bu anlamlı başarısı, Karaman’ın Türk edebiyatındaki yerini bir kez daha perçinledi. Gençlere ilham, yaşlılara gurur oldu. Bizim piyasa diliyle söyleyecek olursak; Karaman edebiyat piyasasında hisselerini tavan yaptı. Bu başarıyı sadece bir plaket veya bir ödül olarak görmeyin; bu, Türk dilinin ve Karaman ruhunun sonsuza kadar yaşayacağının en büyük kanıtıdır.






