Beton Bariyerler mi, Ölüm Tuzakları mı?
İzmir’in Menderes ilçesi, gece saatlerinde yine bir can pazarına sahne oldu. Ancak bu kez yaşananlar sadece sıradan bir trafik kazası değil; tam anlamıyla bir altyapı ve güvenlik ihmali trajedisi. Menderes yollarındaki o meşhur beton bariyerler, bir sürücüye daha son durak oldu. Kontrolden çıkan otomobilin bu sert kütleye çarpmasıyla birlikte saniyeler içinde yükselen alevler, talihsiz sürücünün sonunu hazırladı. Sürücü, demir yığınına dönen aracın içinde sıkışıp kalarak feci şekilde can verdi.
Saniyeler İçinde Gelen Dehşet
Yıllardır haykırıyoruz: Kentin dört bir yanını saran bu beton bariyerlerin tasarımı, çarpma anında darbeyi emmek yerine aracı adeta bir kağıt gibi eziyor. Menderes’teki bu son olayda da gördüğümüz üzere, bariyerlere çarpan otomobil anında alev topuna döndü. Sürücü, o metal yığınının içinde mahsur kaldı. Çevredeki vatandaşların çaresiz bakışları arasında yaşanan bu dehşet, yollarımızın ne kadar ‘güvenli’ olduğunu bir kez daha yüzümüze çarptı. Betonun o soğuk ve sert yüzü, bir yaşamı daha çekip aldı. İnsan hayatının bu kadar ucuz olduğu bir ulaşım sistemini kabul etmiyoruz.
Alevler Arasında Çaresiz Bekleyiş
Görgü tanıklarının ifadelerine göre kaza sonrası patlama sesleri duyuldu. Modern güvenlik sistemleriyle donatıldığı iddia edilen araçların, bu tür sert çarpışmalarda neden bu kadar çabuk alev aldığı ise ayrı bir tartışma konusu. Yangın tüpüyle müdahale etmeye çalışanlar oldu, ancak alevler o kadar hırçındı ki kimse aracın yanına yaklaşamadı. İtfaiye ekipleri olay yerine vardığında ise her şey için artık çok geçti. Sürücü koltuğunda can veren vatandaşın kimliği, otopsi işlemlerinin ardından netleşecek ancak asıl soru şu: Bu yolları bu hale getirenler gece yastığa başlarını rahat koyabiliyor mu?
Menderes Yollarındaki İhmal Zinciri
Haber merkezimize gelen şikayetler bitmek bilmiyor. Menderes güzergahındaki aydınlatma yetersizliği, yollardaki keskin ve hatalı virajlar ve en önemlisi, sürücüyü hata yapmaya zorlayan yol ayrımları… Eğer o bariyerler enerji sönümleyici sistemlerle donatılmış olsaydı, bugün belki de sadece maddi hasarlı bir kazadan bahsediyor olacaktık. Ama biz yine bir cenaze haberi yazıyoruz. Her gün binlerce aracın geçtiği bu güzergahlarda, daha kaç kişinin yanarak ölmesini bekliyorsunuz? Bu kaçıncı ihmal, bu kaçıncı sessiz kalınan ölüm?
Bu kaza bir kader değil, bir sistem hatasıdır. Şehrin her yanına dikilen o ruhsuz betonların bedelini halk canıyla ödüyor. Yetkililere sesleniyoruz: O bariyerlerin standartlarını derhal gözden geçirin. Trafik güvenliği sadece tabela asmakla olmaz, o yolları yaşatacak mühendislikle olur. İzmir halkı artık kendi şehrinin yollarında korkuyla direksiyon sallamak istemiyor. Bir insanın hayatı, bir beton kütlesinden çok daha değerlidir.






