Okulda Kabus: 9 Can Kaybı ve Dinmeyen Acı
Kahramanmaraş Onikişubat’ta sıradan bir okul günü, bir anda tarihin en karanlık sayfalarından birine dönüştü. Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve 9 kişinin hayatını kaybettiği o feci saldırının ardından ortaya çıkan detaylar, yürekleri dağlıyor. Bu olay sadece bir asayiş vakası değil; her anne ve babanın ‘Çocuğum okulda gerçekten güvende mi?’ diye sorguladığı, toplumsal bir travmanın tam kalbi haline geldi. Hayatını kaybedenlerin aileleri yastayken, hastanede yaşam mücadelesi veren 8 evladımızdan gelecek iyi haberler bekleniyor.
‘Kanlar Şelale Gibi Akıyordu’
Olayın tanığı olan 12 yaşındaki 6. sınıf öğrencisi H.K.’nın anlattıkları, yaşanan vahşetin boyutunu gözler önüne seriyor. Boş derste gelen silah seslerini önce inşaat gürültüsü sanan çocuklar, nöbetçi öğretmenin ‘Yere yatın!’ çığlığıyla dehşeti fark etmiş. Küçük öğrencinin, merdivenlerdeki kan izlerini ‘şelale gibiydi’ sözleriyle tarif etmesi, okuldaki durumun ne kadar korkunç olduğunu kanıtlıyor. Ayla öğretmenin ise kendi canını hiçe sayıp öğrencilerine siper olduğu anlar, bir kahramanlık destanı olarak kayıtlara geçti. Eğer bir öğretmen sopayla müdahale edip saldırganı durdurmasaydı, facianın boyutları çok daha ağır olabilirdi.
Saldırganın Portresi: Aramızdaki Gizli Tehlike
Katliamı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin profilindeki ayrıntılar, aslında tehlikenin sessizce yaklaştığını gösteriyor. Okul arkadaşlarının anlatımına göre, saldırganın garip davranışları, anlamsız bağrışları ve izole tavırları herkesin dikkatini çekmiş. Ancak kimse bu tuhaf hareketlerin bir katliama dönüşebileceğine ihtimal vermemiş. Bu durum, eğitim kurumlarında sadece fiziki güvenliğin değil, psikolojik takibin ve rehberlik hizmetlerinin de ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor. Dış görünüşü ve tavırlarıyla ‘farklı’ olduğu bilinen birinin, nasıl olup da bu kadar ileri gidebildiği sorusu, güvenlik protokollerinin yeniden masaya yatırılmasını zorunlu kılıyor.
Zeynep’ten Geriye Kalan Neşeli Görüntüler
Saldırıda hayatını kaybeden pırıl pırıl gençlerden biri olan Zeynep Kılıç’tan geriye kalan son görüntüler ise Türkiye’yi ağlattı. Arkadaşlarıyla şakalaşarak, neşeyle yürüdüğü o anlar; yarım kalan hayallerin ve söndürülen hayatların en acı vesikası oldu. Veliler şimdi okul kapılarında endişeyle beklerken, devletin okul güvenliği konusunda alacağı radikal kararlar büyük merak konusu. Artık hiçbir ebeveynin ‘Acaba bugün okulda ne olacak?’ korkusuyla yaşamaya tahammülü kalmadı. Bu travmanın etkilerini silmek, sadece fiziksel yaraları sarmakla değil, okulları yeniden güvenli limanlar haline getirmekle mümkün olacak.






