Ankara’dan Bingöl’e uzanan bir hayır eli… İş insanı Cevdet Ateş, memleketi Bingöl’de asırlık bir Osmanlı geleneğini yeniden canlandırarak yüzlerce ailenin yüzünü güldürdü. Merkeze bağlı ve Genç ilçelerindeki 100’ü aşkın bakkal ve fırında borçları biriken dar gelirli ailelerin alacaklarını kapatan Ateş, bu anlamlı hamlesiyle toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi. Bu hareket, sadece maddi bir destek olmanın ötesinde, geçmişten gelen komşuluk ve yardımlaşma ruhunu günümüze taşıyan bir köprü vazifesi gördü. Özellikle zorlu ekonomik koşulların küçük esnafı ve dar gelirli vatandaşları derinden etkilediği bu dönemde, Cevdet Ateş’in bu jesti, birçok haneye adeta nefes aldırdı, umutları yeşertti.
Osmanlı’dan Miras Zimem Defteri Geleneği
Peki, Cevdet Ateş’in yaşattığı bu ‘Zimem Defteri’ geleneği nedir? Osmanlı İmparatorluğu’nda yüzyıllardır süregelen bu asil adet, aslında toplumun en derin vicdanını ve birbirine sahip çıkma anlayışını temsil ederdi. Zimem defterleri, esnafın, özellikle bakkalların ve fırıncıların, veresiye alışveriş yapan yoksul müşterilerinin borçlarını kaydettiği defterlerdi. Varlıklı ve hayırsever kişiler, Ramazan gibi mübarek aylarda veya özel günlerde bu defterleri rastgele açar, tanımadıkları insanların borçlarını sorgulamadan öderdi. Ödeyen kimin borcunu ödediğini bilmez, borcu ödenen de kimin ödediğini bilmezdi. Bu sayede hem borç sahibi rencide olmaz hem de hayırsever, sadece Allah rızası için yaptığı bu iyilikle gurur duyardı. Bu gelenek, sadece ekonomik bir yardım değil, aynı zamanda onurlu bir dayanışma ve mahremiyete saygı içeren eşsiz bir sosyal güvenlik ağıydı. Cevdet Ateş’in bu adımı da, işte bu kadim ve unuttuğumuz değerleri hatırlatması bakımından ayrı bir kıymet taşıyor.
Yüzlerce Aileye Dokunan Kapsamlı Yardım
Cevdet Ateş’in bu yılki iyilik hareketi, sadece borç kapatmayla sınırlı kalmadı. Asistanları aracılığıyla titiz bir çalışma yürüten Ateş, Bingöl’ün merkez ve Genç ilçelerinde belirlenen 100’den fazla iş yeriyle doğrudan temasa geçti. Yaklaşık 3 milyon TL’lik bir meblağ ile yüzlerce ailenin bakkal ve fırın borçları kapatıldı. Bu doğrudan destek, özellikle temel gıda maddelerine ulaşmakta zorlanan haneler için büyük bir rahatlama sağladı. Ancak yardım eli bununla da bitmedi. İhtiyaç sahiplerine ulaşmanın bir başka yolu olarak, muhtarlara dağıtılmak üzere toplamda 14 bin alışveriş kartı teslim edildi. Bu kartlar, ailelerin market ihtiyaçlarını özgürce karşılamalarına olanak tanıyarak, yardımın daha geniş kitlelere yayılmasını sağladı ve onların kendi seçimlerini yapabilmelerine imkan sundu. Asistanı Ümit Emektar’ın belirttiği üzere, “Her sene olduğu gibi bu sene de Bingöl’deki ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalışıyoruz. Osmanlı’dan kalan bu güzel yardımlaşma geleneğini yaşatmak amacıyla buradayız.” Bu cümleler, yapılan yardımın sadece bir kerelik olmadığını, köklü ve devamlı bir hayırseverlik anlayışının ürünü olduğunu gösteriyor.
Yerel Esnafa Nefes, Eğitime Destek
Yapılan bu yardımlar, sadece dar gelirli ailelerin değil, aynı zamanda küçük esnafın da yüzünü güldürdü. Veresiye defterlerinin kapanması, bakkal ve fırıncıların alacaklarını tahsil etmelerine olanak tanıyarak onların da ekonomik olarak rahatlamasına vesile oldu. Böylece Cevdet Ateş’in iyilik eli, hem tüketiciye hem de yerel ekonomiye canlılık kattı. Ayrıca Ateş, sadece gıda borçlarıyla ilgilenmekle kalmadı. Kentteki Kur’an kursları ve öğrenci yurtlarını da imkanlar dahilinde destekleyerek, eğitim ve barınma alanındaki ihtiyaçlara da duyarlılık gösterdi. Emektar, “Elimizden geldiğince bu kurumların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Allah yapılan hayırları kabul etsin” sözleriyle bu geniş kapsamlı desteğin altını çizdi. Bu tür bütüncül yaklaşımlar, bir bölgedeki sosyal kalkınma ve refah seviyesinin artmasına doğrudan katkı sağlar. Cevdet Ateş’in bu örnek davranışı, toplumun her kesiminde bir farkındalık yaratmalı ve yerel dayanışma ruhunu güçlendirmelidir. Bu tür bireysel çabalar, toplumsal refahın artırılması adına ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.






