Romanya ve Balkan Ülkelerinde Dev Sıçrama
Ticaret Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel veriler, Türkiye’nin dış ticaretinde sessiz ama devasa bir dönüşümün yaşandığını ortaya koydu. Mikro ihracat olarak adlandırılan ve küçük ölçekli işletmelerin can suyu olan bu sistem, 2025 yılı sonu itibarıyla tam 2,25 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Geleneksel gümrük prosedürlerinden arındırılmış, Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) ile yapılan bu satışlar, özellikle Avrupa ve komşu ülkelerle olan ticari bağları yeniden tanımlıyor.
Rakamlara bakıldığında en çarpıcı gelişme Romanya pazarında yaşandı. 2024 yılında 5,1 milyon olan paket sayısı, sadece bir yıl içinde yüzde 188 artarak 14,7 milyona ulaştı. Bu sadece bir sayı artışı değil; Romanya artık Türkiye’nin e-ihracatta en stratejik kalelerinden biri haline geldi. Komşularımız Yunanistan ve Bulgaristan’da ise durum daha da şaşırtıcı. Yunanistan’a gönderilen paket sayısında yüzde 1075 gibi yüksek bir büyüme kaydedilirken, Bulgaristan hattında gönderi trafiği katlanarak 1,6 milyona dayandı. Bu artışlar, bölgedeki Türk ürünlerine olan talebin ne kadar hızlı yükseldiğini kanıtlıyor.
Peki, bu veriler küçük işletmeciler ve girişimciler için ne anlama geliyor? Mikro ihracat, 600 kilogramı ve 30 bin avroyu geçmeyen ürünlerin zahmetsizce yurt dışına satılmasına olanak tanıyor. Bu durum, bireysel girişimcilerin ve KOBİ’lerin dünya devleriyle rekabet edebileceği bir zemin hazırlıyor. Lojistik tarafta ise maliyet yönetimi ön plana çıkıyor. Eskiden hava yolunun hakim olduğu bu alanda, artık kara yolu taşımacılığı payını yüzde 37’ye çıkararak maliyetleri düşüren güçlü bir alternatif haline geldi. Kara yoluyla yapılan ihracatın değeri sadece bir yılda iki katından fazla artarak operasyonel bir motor görevi görmeye başladı.
ABD ve Suudi Arabistan gibi geleneksel büyük pazarlarda ise gümrük düzenlemeleri ve yeni kısıtlamalar nedeniyle belirli bir daralma gözlemleniyor. ABD’ye gönderilen paket sayısı artmasına rağmen, toplam finansal değerin düşmesi dikkat çekiyor. Bu tablo, Türk ihracatçısının riskleri dağıtarak yakın coğrafyalara ve Avrupa Birliği pazarına yönelmesinin ne kadar stratejik bir hamle olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki süreçte kara yolu taşımacılığı avantajıyla birlikte Balkanlar ve Doğu Avrupa, e-ihracat yapmak isteyenler için en büyük başvuru ve kazanç rotası olmaya devam edecek.
Kaynak: Ekonomim Tv






