Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim LNG Tedarikini Vurdu
Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim, küresel enerji piyasalarında dengeleri altüst etmeye devam ediyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları ve Tahran yönetiminin verdiği misilleme yanıtları, Avrupa’nın enerji güvenliğini doğrudan tehdit eder noktaya ulaştı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan lojistik kısıtlamalar, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışını yavaşlatırken, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin kış hazırlıklarını büyük bir belirsizliğe sürükledi.
Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan son veriler, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. AB genelindeki doğal gaz depolama tesisleri, 1 Mayıs itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,1 oranında daha düşük bir doluluk oranına sahip. Geçtiğimiz yıl mayıs ayında 42,2 milyar metreküp olan stok seviyesi, bu yıl 35 milyar metreküp sınırına kadar geriledi. Bu düşüş, kıta genelinde enerji fiyatlarının yeniden yükselme ihtimalini tetiklerken, sanayi üretimi üzerinde de baskı oluşturuyor.
Arz Kaybı Kapasiteyi Zorluyor
Bölgedeki çatışmaların merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalma riski, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri kaynaklı arzda devasa bir boşluk yarattı. Veriler, aylık bazda yaklaşık 8,6 milyar metreküplük bir kaybın yaşandığını gösteriyor. Mayıs ve ekim aylarını kapsayan kritik dönemde toplam arz kaybının 51,5 milyar metreküpe ulaşması bekleniyor. Avrupa bu boşluğu ABD, Kanada ve Rusya gibi alternatif üreticilerden doldurmaya çalışsa da, küresel piyasadaki sıkışıklık tam kapasiteye ulaşmayı zorlaştırıyor.
Avrupa için tek teselli, boru hattı gazındaki kısmi artış ve yerli üretimdeki hareketlilik oldu. Norveç ve Cezayir üzerinden gelen gaz miktarının geçen yıla oranla 3,1 milyar metreküp artması öngörülürken, Ukrayna’ya yapılan gaz ihracatının durmasıyla yaklaşık 2,9 milyar metreküplük bir miktar stoklar için ayrıldı. Ancak bu 6 milyar metreküplük ek avantaj, genel tablodaki büyük açığı kapatmaya yetmiyor ve Avrupa’yı dışa bağımlılıkta yeni arayışlara itiyor.
AB’nin 1 Kasım’a kadar hedeflediği yüzde 90’lık doluluk oranı şu an ciddi bir risk altında. Mevcut senaryolar devam ederse, depoların yüzde 70 seviyesinde kalabileceği uyarısı yapılıyor. Eğer enerji talebi beklenen düşüşü göstermezse, Avrupa ekonomisi için oldukça zorlu ve maliyetli bir kış sezonu kaçınılmaz görünüyor. Enerji stratejistleri, tüketicileri ve sanayicileri önümüzdeki aylarda yaşanabilecek fiyat dalgalanmalarına karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyarıyor.
Kaynak: Ekonomim Tv






