MENÜ
08 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,1057 ▲ %0,12
EURO 53,1833 ▲ %0,15
ALTIN 6.438,27 ▲ %0,45

Trump Masaya Yumruğunu Vurdu: Netanyahu Köşeye Sıkıştı

Stratejik Hedeflerin İflası ve Trump Gerçeği

Binyamin Netanyahu için sahadaki askeri hareketlilik ile masadaki diplomatik gerçeklik arasındaki uçurum hiç bu kadar derinleşmemişti. İsrail basınına sızan son bilgiler, Washington’un Tel Aviv üzerindeki baskısının artık bir ‘tavsiye’ boyutunu geçip ‘dayatma’ aşamasına geldiğini kanıtlıyor. Donald Trump’ın hem İran hem de Lübnan dosyalarında ateşkes kararlarını Netanyahu’ya kabul ettirmesi, aslında İsrail’in aylardır sürdürdüğü ‘mutlak zafer’ söyleminin stratejik bir illüzyondan ibaret olduğunu gösteriyor. Haaretz’in analizleri de bu durumu doğruluyor: Netanyahu, ne Hizbullah’ı tamamen etkisiz hale getirebildi ne de İran’daki rejimi sarsabildi. İşte tam bu noktada Trump, oyunun kurallarını yeniden yazan nihai hakem olarak sahneye çıktı.

Rakamlar Yalan Söylemez: Nükleer ve Ekonomik Denklem

İsrail’in kaybetme nedenlerini sadece askeri başarısızlıkta aramamak gerekiyor; elimizdeki veriler çok daha karmaşık bir tabloyu işaret ediyor. Tahran yönetimi, nükleer kapasitesini korurken aynı zamanda diplomatik bir manevra alanı kazandı. Masada konuşulan 440 kilogramlık yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti hala belirsizliğini korurken, İran’ın Katar bankalarında dondurulan 6 milyar dolarlık fonunun serbest bırakılacak olması, Netanyahu’nun ‘maksimum baskı’ politikasının çöktüğünün resmi belgesidir. İsrail güvenlik kabinesi üyelerinin, ateşkes kararını Trump’ın halka yaptığı açıklamadan sonra öğrenmiş olması, egemen bir devletin dış politikasının nasıl ‘rehin alındığının’ en çarpıcı örneği olarak kayıtlara geçiyor.

ABD’deki Bipartizan Desteğin Çöküşü

İsrail için asıl tehlike sinyalleri Washington’daki Kongre koridorlarından geliyor. 15 Nisan verilerine göre, 47 Demokrat senatörden 40’ının İsrail’e askeri malzeme satışına karşı oy kullanması, Tel Aviv için tarihi bir yalnızlaşmanın eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. ABD kamuoyunda İsrail’e yönelik olumsuz görüşlerin yüzde 60 seviyesine fırlaması, Netanyahu’nun sadece savaş alanında değil, kamu diplomasisi cephesinde de ağır bir mağlubiyet aldığını ispatlıyor. Bu istatistikler, İsrail’in artık ABD içinde ‘tartışmasız müttefik’ statüsünü kaybettiğini, bunun yerine bir iç politika malzemesi haline geldiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Siyasi Bekanın Ağır Bedeli

Netanyahu’nun içerideki sağ seçmene ‘1967’den beri sınırları genişleten lider’ imajını satmaya çalışması, uluslararası arenadaki izolasyonunu gölgeleyemiyor. Haziran 2025’te çıkan tutuklama kararları sonrası, Avrupa’da seyahat edebileceği güvenli bir başkent dahi kalmayan bir başbakanın, ülkesini ne kadar sürdürülebilir bir geleceğe taşıyacağı büyük bir soru işareti. Mossad’ın rejim değişikliği vaatlerinin Washington’un pragmatik duvarına çarpmasıyla birlikte, İsrail için artık ‘işte bu yüzden kaybediyoruz’ dedirten süreç, askeri üstünlüğün diplomatik bir kazanıma dönüştürülememesidir. Trump’ın ‘jest’ olarak nitelenen ateşkesleri aslında İsrail dış politikasının kontrol panelinin artık tamamen Beyaz Saray’a geçtiğinin ilanıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir