Kasrak Üssü’nde Sessizlik: Bir Devir Kapandı
Suriye’nin kuzeydoğusundaki stratejik Kasrak Hava Üssü’nde dün gece yarısı motor sesleri yerini derin bir sessizliğe bıraktı. ABD’nin bölgedeki askeri varlığının son sembolü olan yaklaşık 2 bin kişilik birliğin son konvoyu, 16 Nisan itibarıyla teçhizatlarıyla birlikte üsten ayrılarak sınırı geçti. 2014 yılından bu yana ‘Doğal Kararlılık Harekatı’ adı altında sürdürülen operasyonlarda yeni bir safhaya geçilirken, bu geri çekilme sadece lojistik bir hareket değil, bölge jeopolitiğinde taşların yerinden oynaması anlamına geliyor.
Sessiz Sedasız Sevkiyat: 5 Bin 700 Militan Irak’a Geçti
Asıl dikkat çekici ve bölge güvenliğini doğrudan ilgilendiren gelişme ise manşetlerin gerisinde saklı. Çekilme süreciyle eş zamanlı olarak, Suriye’deki gözaltı merkezlerinde tutulan 5 bin 700’den fazla DEAŞ militanı, sessiz sedasız bir operasyonla Irak’taki tesislere nakledildi. Bu devasa kitlenin transferi, bölgedeki güvenlik dengelerini kökten değiştirebilir. Yerel kaynaklar, bu kadar büyük bir militan grubunun Irak’a taşınmasının, sınır hattında yeni bir hareketliliğe ve radikal gruplar için ‘hedef’ küçültmeye neden olabileceği konusunda hemfikir. Meselenin özü şu; fiziki asker varlığı çekiliyor ancak geride bırakılan bu ‘insan bombası’ paketi, komşu ülkeler için en büyük endişe kaynağı haline gelmiş durumda.
Hawkins’in Mesajı: Destek mi, Elveda mı?
Geri çekilme sonrası açıklamalarda bulunan Hawkins, DEAŞ’ın kalıcı olarak yenilgiye uğratılmasının bölge genelinde hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. ABD güçlerinin artık doğrudan sahada değil, ‘yerel ortaklar’ aracılığıyla terörle mücadele operasyonlarını destekleyeceğini kaydetti. Ancak sahadaki gerçekler Hawkins’in diplomatik ifadelerinden biraz daha farklı bir tablo çiziyor. 2026 yılına girerken bölgedeki askeri varlığını minimize eden Washington, terörle mücadele yükünü tamamen yerel unsurların omuzlarına bırakmış durumda. Bu durumun, özellikle sınır güvenliği ve istihbarat paylaşımı konularında ciddi boşluklar yaratabileceği konuşuluyor.
Bölgeyi Bekleyen Yeni Güvenlik Senaryoları
ABD’nin son konvoyunun Kasrak’tan ayrılmasıyla birlikte, Suriye’nin kuzeyinde ve Irak hattında yeni bir dönemin kapıları aralandı. Binlerce militanın yer değiştirmesi, uyuyan hücrelerin tekrar aktif hale gelme riskini tetikliyor. Bu noktadan sonra Türkiye dahil bölgedeki tüm aktörlerin, oluşacak otorite boşluğunu nasıl dolduracağı kritik bir sınav niteliğinde. Sadece askeri bir çekilme izlemiyoruz; aynı zamanda son on yılın en büyük güvenlik risklerinden birinin el değiştirmesine şahitlik ediyoruz. 17 Nisan sabahına uyanan bölge halkı için artık ‘güvenlik’ kelimesi, dış destekli bir korumadan ziyade yerel direnç ve stratejik hamlelere bağlı bir gerçeklik haline geldi.






