Bitmeyen Seçim Maratonu: Kaos mu Tasarım mı?
Bulgaristan, son beş yılın sekizinci genel seçimi için yarın sandık başına gidiyor. 6,5 milyon kayıtlı seçmenin önüne konulan bu sandıklar, artık sadece bir demokratik prosedür olmaktan çıkmış durumda. Siyasi gözlemciler ve derin analiz yapanlar şu soruyu sormadan edemiyor: Bir Avrupa Birliği üyesi neden beş yıl boyunca istikrarlı bir hükümet kuramaz? Bu durum sadece partiler arası bir inatlaşma mı, yoksa Bulgaristan üzerinde hesapları olan küresel güçlerin bir ‘bekleme odası’ stratejisi mi? 14 parti ve 10 ittifakın yarıştığı bu tabloda, 240 sandalye için verilen kavga aslında Sofya’nın yönünü hangi başkente çevireceğinin de kavgasıdır.
Türkiye’deki Seçmen Kilidi: Neden 27 Sandık?
Dışarıda kurulan 493 sandığın dağılımına baktığımızda, Türkiye’nin yine en kritik cephe olduğunu görüyoruz. Ankara, İstanbul, Edirne ve Bursa’daki diplomatik temsilciliklerin yanı sıra toplamda 27 sandığın kurulması, diasporanın seçim sonuçları üzerindeki manipülatif gücünü de beraberinde getiriyor. Hak ve Özgürlükler Hareketi gibi yapıların bu sandıklardan alacağı oylar, Sofya’daki koalisyon pazarlıklarında ellerini ne kadar güçlendirecek? Orta Doğu’daki bazı ülkelerde ‘güvenlik’ gerekçesiyle sandık kurulmaması ise akıllara başka soruları getiriyor. Hangi seçmen grubunun oy kullanması istenmiyor veya bu kararla hangi siyasi denge korunmaya çalışılıyor?
Radev ve İlerici Bulgaristan: Yeni Bir Dönem mi?
Kamuoyu yoklamaları, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in kurduğu İlerici Bulgaristan Koalisyonu’nu ilk sırada gösteriyor. Radev’in asker kökenli geçmişi ve Rusya ile Batı arasındaki denge politikasındaki ustalığı, onu bu kriz ortamında ‘güçlü figür’ arayan kitleler için bir çekim merkezi haline getiriyor. Ancak GERB ve Değişime Devam gibi yapılarla oluşacak bir koalisyonun ömrü ne kadar olacak? Barajı aşması beklenen beş ana oluşumun ideolojik farklılıkları, 2024’te yüzde 38’de kalan katılım oranının bu kez neden yüzde 60’lara çıkacağının da ipucunu veriyor. Vatandaş artık ‘ya bu kez ya hiç’ psikolojisiyle sandığa itiliyor.
Siyasi İstikrarsızlığın Vatandaşa Faturası
Sadece rakamlar ve ittifaklar üzerinden okuma yapmak büyük resmi görmeyi engeller. Bulgaristan’da halk, her seçimde yeniden basılan milyonlarca oy pusulasının maliyetinden çok, karar alamayan mekanizmaların ekonomiye vurduğu darbeyi hissediyor. Enflasyon, enerji krizi ve sınır güvenliği gibi temel konularda irade koyamayan geçici hükümetler, ülkeyi bir nevi ‘otopilot’ moduna almış durumda. 121 milletvekilliği desteğini alacak bir hükümet çıkmadığı takdirde, 9. seçimin hazırlıklarına pazartesi sabahı başlanacağını herkes biliyor. Bu kısır döngü, sadece Bulgar halkını değil, Balkanlar’daki tüm dengeleri doğrudan etkiliyor.






