MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Lübnan’da İhanet Çatlağı: Hizbullah’tan Sert Muhtıra!

Beyrut sokaklarında barut kokusu henüz dağılmamışken, Lübnan siyasetinin tepesinde kirli bir hesaplaşma başladı. Hizbullah, Cumhurbaşkanı Avn’ın tepesine bir kılıç gibi asıldı. Mesele sadece bir diplomatik temas değil; mesele, Lübnan’ın kimin tapulu malı olacağı kavgasıdır. Hizbullah yetkilisi Navaf el-Musevi’nin sözleri bir uyarı değil, doğrudan bir siyasi idam fermanı niteliğinde. Avn’ın, Trump ve Netanyahu ile masaya oturma ihtimali, Lübnan’da sadece koltukları değil, sokağı da ateşe vermeye yetecek bir kıvılcım.

Koltuğun Bedeli: İsrail’le Görüşmek İhanet mi?

Lübnan’ın içindeki fay hatları hiç bu kadar gerilmemişti. Musevi, meşruiyetin dışarıdan değil, Lübnan’ın içinden geldiğini hatırlatırken aslında şunu söylüyor: Bizim onayımız olmayan her imza, kağıt parçasından ibarettir. Sünni çoğunluğun İsrail ile barışa sıcak bakacağı yanılgısına düşenlere karşı savrulan bu tehdit, ülkenin sadece mezhepsel değil, stratejik bir uçuruma sürüklendiğinin kanıtı. Eğer Avn, Netanyahu ile el sıkışırsa, sadece cumhurbaşkanlığını değil, ülkedeki kırılgan barışın son kırıntılarını da kaybedecek. Ortadoğu’da dengeler değişirken, Lübnan’da liderler kendi beka davalarını halkın kaderinin önüne koyuyor.

‘Piyon Değiliz’ Çıkışı: Avn Resti Çekti

Cumhurbaşkanı Avn ise köşeye sıkışmış bir liderin yapabileceği en sert hamleyi yaptı. Ulusa sesleniş konuşmasında, Hizbullah’ın ismini anmadan ama gözlerinin içine bakarak konuştu. Artık kimsenin oyununda piyon değiliz cümlesi, aslında on yıllardır başkalarının vekalet savaşlarına sahne olan bir halkın çığlığıdır. Ancak bu çığlık, sahada karşılık bulur mu? İsrail ile görüşmenin bir zayıflık olmadığını iddia eden Avn, kendi egemenliğini kurmaya çalışırken aslında devasa bir direnç duvarına çarpıyor. Lübnan halkı, başkalarının savaşlarının faturasını ödemekten yoruldu, ancak barışın bedeli de en az savaş kadar ağır görünüyor. Masadaki her taviz, sokaktaki karşılığını kanla alabilir.

Bir Milyon Evsiz ve Dinmeyen Öfke

Siyasi liderler lüks ofislerinde tehditler savururken, rakamlar gerçeği tokat gibi çarpıyor: Bir buçuk ayda 2 bin 300 can kaybı. Bir milyondan fazla insan evini, barkını, geçmişini bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Bu insanlar için Trump’ın ne dediği ya da Musevi’nin hangi koltuğu tehdit ettiği bir anlam ifade etmiyor. Onlar için tek gerçek, İsrail’in bitmek bilmeyen saldırıları ve Lübnan’ın bu saldırılar karşısında bir oyun sahasına dönüşmesi. Yıkılan binaların altından çıkan öfke, sadece Tel Aviv’e değil, Beyrut’taki siyasi çıkmaza da yönelmiş durumda. Bu kriz sadece askeri değil, tam anlamıyla insani bir çöküşün eşiğidir.

Naim Kasım’ın Masadaki Gölgesi

Hizbullah’ın yeni lideri Naim Kasım’ın ateşkes sonrası ilk açıklaması, huzur bekleyenlere verilmiş soğuk bir duş etkisi yarattı. Kasım, İsrail’e asla güvenmediklerini ve her saldırıya misliyle karşılık vereceklerini ilan ederken, aslında ateşkesin sadece bir nefes alma molası olduğunu tescilledi. Hükümetle işbirliğine açık olduklarını söylemesi ise bir zeytin dalı değil, Bizi hesaba katmadan adım atamazsınız mesajıdır. Lübnan’da egemenlik artık sadece bir kelime; sahada ise silahların gölgesinde bir güç savaşı hüküm sürüyor. Kimse kimseyi kandırmasın; Lübnan’da sular durulmuyor, sadece daha derinden ve daha tehlikeli akıyor. Barış görüşmeleri bir çözüm mü yoksa yeni bir iç savaşın başlangıcı mı, bunu zamanın kanlı sayfaları yazacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir