MENÜ
09 Haziran 2026 Salı
DOLAR 46,1322 ▲ %0,02
EURO 53,3328 ▲ %0,09
ALTIN 6.433,71 ▲ %0,22

İran’ın Yeraltı Şehirleri Hareketlendi: Füzeler Doluyor

Ateşkesin Gölgesinde Savaş Hazırlığı

Bölge nefesini tutmuş, diplomatik temaslardan çıkacak huzur haberlerini beklerken, İran’dan gelen son görüntüler tüm dünyada soğuk duş etkisi yarattı. İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, sessizliği sarsıcı bir gövde gösterisiyle bozdu. Paylaşılan görüntülerde, yerin metrelerce altında adeta birer karınca yuvası gibi inşa edilen füze şehirlerinin, ateşkes sürecinde bile durmaksızın çalıştığı görülüyor. Musevi’nin açıklamaları, barış umutlarının üzerine kara bir bulut gibi çöken o acı gerçeği bir kez daha hatırlatıyor: Namlular hiç soğumuyor, sadece bir sonraki hamle için dolduruluyor.

Savaş Öncesinden Daha Hızlı Bir İvme

Tuğgeneral Musevi’nin üzerine basa basa vurguladığı en çarpıcı nokta, üretim ve lojistik hızı oldu. Ateşkes dönemini askeri kapasiteyi artırmak için stratejik bir fırsat olarak kullandıklarını gizlemeyen Musevi, ‘Fırlatma rampalarımızı güncelleme ve yeniden doldurma hızımız, savaş öncesine göre daha da artmıştır’ ifadelerini kullandı. Bu sözler, bölgedeki askeri dengelerin diplomasi masasında konuşulanlardan çok daha farklı bir zeminde ilerlediğini kanıtlıyor. Yeraltı tesislerinde saklanan insansız hava araçları (İHA) ve devasa füze stokları, sadece birer savunma aracı değil, aynı zamanda psikolojik savaşın en güçlü unsurları olarak sergileniyor.

Düşmana Lojistik Gözdağı: Parça Parça Mühimmat Mesajı

İran’ın bu hamlesi sadece bir envanter güncellemesi değil, aynı zamanda doğrudan ABD ve müttefiklerine yönelik sert bir eleştiri ve meydan okuma barındırıyor. Musevi, düşmanlarının mühimmat tedariki konusunda aciz olduğunu iddia ederek, ‘Mühimmatlarını dünyanın öbür ucundan parça parça temin etmek zorunda kalıyorlar’ diyerek lojistik bir üstünlük iddiasında bulundu. Kendi yerli imkanlarıyla kurdukları bu devasa üretim ağının, dışa bağımlı ordulara karşı en büyük kozları olduğunu savunan Tahran yönetimi, bölgedeki askeri hiyerarşiyi yeniden tanımlama niyetinde görünüyor.

Bölgesel Güvenlik ve Vatandaşın Endişesi

Yıllardır süregelen ambargoların gölgesinde geliştirilen bu füze programı, İran için bir varoluş meselesi haline gelmiş durumda. Ancak bu denli büyük bir askeri yığınağın ateşkes sürecinde hızlanması, bölge halkı ve komşu ülkeler için tedirgin edici bir belirsizliği beraberinde getiriyor. Barışın kalıcı olması beklenirken, yeraltı silolarından gelen bu ‘hazırız’ mesajı, en küçük bir kıvılcımın bile büyük bir yangına dönüşebileceği endişesini tetikliyor. Diplomasi koridorlarında fısıldanan barış cümleleri, yeraltı şehirlerinden yükselen motor sesleri ve metalik gürültülerin gölgesinde kalıyor. Şimdi herkesin aklındaki tek soru şu: Bu kadar büyük bir hazırlık, gerçekten sadece savunma amaçlı mı, yoksa daha büyük bir fırtınanın ayak sesleri mi?

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir